19 Mayıs Mahallesi Sümer Sokak Sümko Sitesi M4A 1B Blok D:3 Kadıköy/İstanbul
Hukuki Makaleler

Limited Şirket Müdürünün Sorumluluğu

Limited şirket müdürlülerinin sorumluluğu şirketi gerekli dikkat ve özeni göstererek temsil etmek ve yönetmektir.

Av. Kaan Şafak 16 dk okuma 26 Kasım 2025
Limited Şirket Müdürünün Sorumluluğu

Limited şirket müdürünün sorumluluğu, kanun ve esas sözleşmeden doğan görev ve yetkilerini özen ve sadakat yükümlülüğü kapsamında yerine getirmesidir. Limited şirketler müdürler tarafından teşmil edilir ve yönetilir. Bu kapsamda şirket yöneticilerine geniş yetkiler tanınmıştır. 

Türk Ticaret Kanunu (TTK) m.626 uyarınca şirket müdürleri görevlerini özen ve sadakat yükümlülüğü çerçevesinde yerine getirmeleri gerekir. TTK m.553 uyarınca kanundan ve esas sözleşmeden kaynaklı görevlerini ihlal eden veya kötüye kullanan şirket müdürlerin hukuki sorumluluğu doğmaktadır. 

Limited şirketler sermaye şirketleri olup, üçüncü kişilere karşı kendi mal varlığıyla sorumludur. Limited şirket müdürlerin şirketin şahsi ticari ve şirket faaliyetlerinden doğan borçlarından sorumlu değildir. 

Ancak, bu durumun 2 istisnası vardır. Birincisi; şirketi görevini ihmal ederek veya kötüye kullanarak şirketi zarara uğraması halinde zararlardan dolayı tazminat sorumluluğu doğar. İkincisi ise; şirketin ödenmeyen kamu borçlarından dolayı limited şirketlerin sorumluluğudur. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda limited şirket müdürlerinin ödenmeyen kamu borçlarından şahsi sorumluluğu düzenlemiştir.

Bu içerikte; limited şirket müdürlerinin hukuki ve cezai sorumluluk doğuran halleri, başvurulacak hukuki yollar ve alınması gereken önlemler hakkında detaylı bilgi verilecektir.

Limited Şirket Müdürünün Sorumlulukları Hakkında Hukuki Özet

  • Hukuki Sorumluluk: Müdürler, kanundan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini kusurlu şekilde ihlal ettiklerinde şirkete, ortaklara ve şirket alacaklılarına karşı verdikleri zararlardan şahsen sorumludurlar.

  • Özen ve Sadakat Borcu: Müdürler, şirket işlerini dürüstlük kuralı ve basiretli bir yöneticinin özeniyle yürütmek zorundadır. Kusurlu eylemleriyle şirketi, ortakları veya alacaklıları zarara uğratırlarsa doğan zararı şahsen tazmin ederler.

  • Rekabet Yasağı: Ortaklar kurulunun yazılı izni bulunmadıkça şirket faaliyet konusuyla rekabet eden işlemlerde bulunamazlar.

  • Cezai Yaptırımlar: Sahte belge düzenleme, hileli bilanço çıkarma, ticari defter tutmama veya örtülü kazanç transferi durumlarında Türk Ceza Kanunu ve TTK uyarınca hapis ve adli para cezası riski taşırlar.

  • Kamu Borçlarından Sorumluluk: Şirket varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen vergi, resim, harç, idari para cezası ve SGK prim borçlarından şirket müdürleri kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu tutulurlar. 

  • Sınırsız Şahsi Malvarlığı Riski: Şirket varlığından tahsil edilemeyen amme alacakları müdürlerden şahsen ve tüm malvarlıklarıyla tahsil edilir. 

  • Ortak ile Müdür Arasındaki Fark: Şirket ortakları kamu borçlarından sadece sermaye payları oranında sorumlu tutulurken; müdürler, şirkete ortak olmasalar dahi ödenmeyen kamu borcunun tamamından (%100) sorumludur. 

  • Danıştay Uyarı Notu (Takip Sırası): Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararına göre kamu idaresi, ödenmeyen vergi borcu için önce müdürü takip etmek zorunda değildir; doğrudan şirketin ortağını veya her ikisini aynı anda takip edebilir. 

  • Görevli Mahkeme: Sorumluluk davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkesidir.

  • Zamanaşımı Süreleri: Dava açma süresi zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her halde 5 yıldır. Fiilin suç teşkil etmesi halinde ise uzamış ceza zamanaşımı süreleri uygulanır.

Limited Şirkette Müdürlerin Sorumluluk Esasları

Limited Şirkette Müdürlerin Sorumluluk Esasları

Limited şirketlerde yönetim ve temsil yetkisi, şirket sözleşmesi veya genel kurul kararıyla seçilen müdür veya müdürler kuruluna aittir. Kanun gereğince en azından bir ortağın yönetim hakkına ve temsil yetkisine sahip olması zorunludur. 

Müdürlerin seçimi, tescil ve ilan süreçleri ile tek başlarına veya çift imza ile şirketi temsil yetkilerinin sınırlandırılması hakkında detaylı bilgi için limited şirketlerde müdürlerin atanması ve temsil yetkisi rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Ortak Olmayan (Dışarıdan Atanan) Müdürlerin Yasal Statüsü

Limited şirketlerde ortak olmayan üçüncü kişilerin müdür olarak atanması mümkündür. Dışarıdan atanan limited şirket müdürlerin hukuki ve cezai sorumluluğu ile kamu borçlarından sorumluluğu, ortak olan müdürlerden bir farkı yoktur. 

Bu sebeple limited şirket müdürlerde ortak olan veya olmayan şeklinde bir ayrım yapılaması mümkün değildir. 

Özen ve Sadakat Yükümlülüğü

TTK m.626/1 hükmünde limited şirket müdürlerine özen ve sadakat yükümlülüğü düzenlenmiştir:

  • Özen Borcu: Basiretli bir yönetici olarak şirketi yönetmeyi ve temsil etmeyi ifade etmektedir. Normal bir insandan daha özeli ve dikkatli olarak görevini ifa etmesi gerekir. Finansal tablolardaki doğruluğu sağlamayı ve yasal beyanları zamanında sunma, şirket aleyhine olan işlemleri yapmama gibi birçok yükümlülüğü ifade etmektedir.

  • Sadakat Borcu: Şirket aleyhine olan işlemeler yapmamayı, ticarı sırları korumayı, kişisel menfaat yerine şirket menfaatini önde tutmayı ifade etmektedir. 

Rekabet Etmeme Yasağı

TTK m.626/2 uyarınca limited şirket müdürlerinin rekabet etmeme yasağı vardır. Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse veya ortaklar kurulunca yazılı izin verilmedikçe müdürler şirketle rekabet eden bir faaliyette bulunamazlar Şirket müdürlerin aynı iştigal konusunda farklı bir şirkete ortak olması, rakip firmalara yöneticilik yapması gibi eylemleri rekabet yasağına aykırılık teşkil eder. 

Limited Şirket Müdürlerinin Hukuki Sorumluluğu (TTK m. 553 / m. 644)

Limited şirketlerde müdürlerin hukuki sorumluluğunu düzenleyen doğrudan bir madde bulunmamaktadır. TTK m.644 hükmünde belirtildiği üzere, anonim şirketler için düzenlenen sorumluluk rejimi limited şirketler için de geçerlidir. Söz konusu TTK m.644/1-a hükmü şu şekilde düzenlenmiştir;

“Belgelerin ve beyanların kanuna aykırılığına ilişkin 549 uncu; sermaye hakkında yanlış beyanlar ve ödeme yetersizliğinin bilinmesi hakkında 550 nci; değer biçilmesinde yolsuzluğa dair 551 inci; kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğunu düzenleyen 553 üncü; denetçilerin (…)[97] sorumluluğuna ilişkin 554 ilâ 561 inci maddeler.”

Limited şirket Müdürlerin kusurlu eylemleri sonucu doğan tazminat sorumluluğu, uygulamada genel ve özel sorumluluk halleri olarak iki temel başlıkta incelenmektedir.

Genel Sorumluluk Hali ve Şartları(TTK m. 553) 

TTK m.553 hükmü, limited şirket müdürlerinin kanundan veya şirket esas sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına verdikleri zararlardan şahsen sorumlu olduğunu düzenlemiştir;

“TTK Madde 553:

 (1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. 

(2) Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar.

 (3) Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz.”

TTK m.553/1 hükmü limited şirket müdürünün sorumluluğunun doğması için kusur şartına bağlamıştır. Buradaki kusur kavramı, görevini yerine getirirken gerekli dikkat ve özeni göstermemesi (görevi ihmal) veya bilinçli olarak şirket zararına işlem yapması olarak anlaşılmalıdır. 

Sonuç olarak; limited şirket müdürlerin hukuki sorumluluğun doğması için şu şartların varlığı gerekir:

Genel sorumluluk kapsamında müdürün tazminatla sorumlu tutulabilmesi için şu üç unsurun birlikte gerçekleşmesi gerekir:

  • Kusurlu Hareket: Müdürün kasten veya ihmalle kanuna, esas sözleşmeye ya da özen borcuna aykırı davranmış olması gerekir. Kanun kusur karinesi koyduğundan, müdür zararın doğmasında kusursuz olduğunu kendisi ispatlamakla yükümlüdür.

  • Doğrudan veya Dolaylı Zarar: Şirket malvarlığında eksilme şeklinde doğrudan bir zarar veya ortakların/alacaklıların uğradığı yansıma (dolaylı) bir zarar meydana gelmiş olmalıdır.

  • Uygun İlliyet Bağı: Müdürün kusurlu eylemi ile doğan zarar arasında nedensellik bağı bulunmalıdır.

Limited Şirket Müdürünün Sorumluluk Sınırı ve Kurtuluş Karineleri

Limited şirketlerde TTK m. 625'e uygun bir İç Yönerge hazırlanarak, bazı görev ve yetkilerin yerine getirilmesi için departman kurulabilir. Örneğin; işçi ödemelerin yapılması için finans departmanı kurulması buna örnektir. TTK m.553/2 uyarınca, görev ve yetki devri yapılan kişinin kusurlu hareketlerinden şirket müdürü sorumluluğu, sadece devredilen kişiyi seçerken gösterdiği özenle sınırlıdır. Şirket müdürü, ilgili personeli seçerken gerekli dikkat ve özen gösterdiği takdirde, alt yöneticinin usulsüzlüğünden müdür sorumlu tutulamaz.

Limited şirket müdürlerinin gözetim ve denetim sorumluluğu vardır. Ancak, müdürlerin kontrolü dışında gerçekleşen durumlardan kaynaklı sorumluluğu yoktur. TTK m.553/3 uyarınca, müdürlerin kontrolü dışında gerçekleşen durumlarda gözetim ve denetim yükümlülüğü sebebiyle sorumlu tutulması mümkün değildir.

Özel Sorumluluk Halleri (TTK m. 549 - 552)

TTK m.549 ile 552 hükümleri arasında anonim ve limited şirket yöneticilerin sorumluluğunu doğuran özel haller düzenlenmiştir:

  • Belgelerin ve Beyanların Kanuna Aykırı Olması (TTK m. 549): Şirketin kuruluşu, sermaye artırımı/azaltımı, birleşme veya bölünme gibi işlemlerde sahte, gerçeğe aykırı veya hileli belge düzenleyen müdürler doğan tüm zararlardan şahsen sorumludur. 

  • Sermaye Hakkında Yanlış Beyanlar ve Ödeme Yetersizliği (TTK m. 550): Sermaye tamamıyla taahhüt edilmediği veya karşılığı ödenmediği halde ödenmiş gibi gösteren müdürler, bu payları üstlenmiş kabul edilir ve zarardan müteselsilen sorumlu olurlar. 

  • Sermayeye Değer Biçilmesinde Yolsuzluk (TTK m. 551): Ayni sermaye devrinde veya işletme değerlemesinde emsaline göre yüksek fiyat biçen ya da niteliğini farklı gösteren müdürler doğan zararı tazmin etmekle yükümlüdür. 

  • Halktan Para Toplamak (TTK m. 552): Kanuna aykırı şekilde sermaye piyasası mevzuatına uymadan halktan para toplayan müdürler doğan zararlardan şahsen sorumlu tutulur.

  • Gerçek Olmayan (Fiktif) Kâr Dağıtımı: Safi kazanç bulunmamasına rağmen kâr dağıtılması sermayenin örtülü iadesi sayılır; müdürler meydana gelen şirket zararından sorumludur.

  • Kanuni Defterlerin Tutulmaması veya Usulsüzlüğü: Şirket defterlerinin kanuna uygun tutulmaması, saklanmaması veya hileli bilançolar çıkarılması müdürün özel sorumluluk sebebidir.

Müdürlerin Şirketin Ticari Borçlarından Sorumluluğu, Teselsül Karinesi ve Şahsi Kefalet Riskleri 

Müdürlerin Şirketin Ticari Borçlarından Sorumluluğu, Teselsül Karinesi ve Şahsi Kefalet Riskleri

Uygulamada en çok karıştırılan konulardan biri, limited şirket müdürünün şirketin piyasaya, tedarikçilere veya bankalara olan ticari borçlarındaki hukuki konumudur.

Ticari Borçlarda Tüzel Kişilik Perdesi ve Şahsi Sorumsuzluk 

Limited şirket, kendi borçlarından dolayı sadece kendi malvarlığıyla sorumlu bir sermaye şirketidir. Müdürler, şirketi temsil ederek ticari sözleşmeler imzalarlar; ancak bu işlemlerden doğan borçlar müdürün şahsına değil, doğrudan şirket tüzel kişiliğine aittir.

Şirket malvarlığı ticari borçları ödemeye yetmediğinde veya şirket iflas ettiğinde, alacaklılar alacaklarını tahsil edemediler gerekçesiyle müdürün şahsi evine, arabasına veya banka hesaplarına haciz koyduramazlar. Ticari borçlarda tüzel kişilik perdesi koruyucudur.

Ticari İşlerde Teselsül Karinesi (TTK m. 7) ve Müdürün Hukuki Durumu 

Türk Ticaret Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca, iki veya daha fazla kişinin ticari bir borç altına girmesi halinde, aksi sözleşmede açıkça kararlaştırılmadıkça teselsül karinesi (müteselsil sorumluluk) geçerlidir.

Söz konusu hüküm gereğince ticari borçlarda asıl olan müteselsil sorumluluktur. Ancak bu kural müdürlerin şahsi sıfatı için değil, borcun tarafı olan tüzel kişiler ve gerçek kişiler için geçerlidir. Müdür, şirket adına temsilci sıfatıyla hareket ettiği sürece teselsül karinesi işletilerek şahsen borçlu kılınamaz.

Buna karşın, birden fazla müdürün şirket adına değil de kendilerini de borçlu göstererek bir ticari taahhüt altına girmeleri veya senet/sözleşme imzalamaları halinde TTK m. 7 uyarınca teselsül karinesi devreye girer. Bu durumda alacaklı, borcun tamamını müdürlerin her birinden talep edebilir.

Banka Kredileri, Şahsi Kefalet ve Şirket Devrinin Etkisi 

Ticari borçlardaki şahsi sorumsuzluk kuralının uygulamadaki en büyük ve tehlikeli istisnası şahsi kefalettir. Bankalar veya finans kuruluşları, limited şirkete kredi verirken veya ticari hat açarken çoğunlukla şirket müdüründen ya da ortaklardan müteselsil kefil olmasını talep ederler (TBK m. 581 vd.).

Müdür, kredi sözleşmesini şirket adına "Temsilci" sıfatıyla imzalarken, sözleşmenin arkasındaki kefalet kısmını "Müteselsil Kefil" sıfatıyla şahsen imzalar. Bu andan itibaren borç, şirket borcu olmanın ötesine geçer ve müdürün şahsi borcu haline gelir.

Şirketin Devri veya Görevden Ayrılma Sonrası Sorumluluk

Şirket müdürünün görevinden istifa etmesi, müdürlük sıfatının sona ermesi veya şirketteki tüm hisselerini başkasına devrederek ayrılması, bankaya verilmiş olan şahsi kefaleti kendiliğinden sona erdirmez. Kefalet, şirket temsilciliğinden bağımsız müstakil bir borçlanma sözleşmesidir.

Eski müdür, şirket hisselerini devretmiş olsa dahi banka sözleşmeyi yenilemediği, yeni yöneticiyi kefil olarak kabul etmediği veya eski müdürün kefaletini yazılı olarak kaldırmadığı sürece, şirketin ödemediği banka kredilerinden tüm şahsi malvarlığıyla sorumlu kalmaya devam eder. Bu nedenle görevden ayrılan veya hisse devreden müdürlerin mutlaka bankalardaki kefalet imzalarının fekkini (kaldırılmasını) yazılı olarak sağlamaları gerekir.

Müdürlerin Kamu Borçlarından Şahsi Sorumluluğu (Vergi ve SGK Borçları) 

Müdürlerin Kamu Borçlarından Şahsi Sorumluluğu (Vergi ve SGK Borçları)

Ticari borçlarda şirketin tüzel kişilik koruması mevcutken, devlet alacaklarının güvenceye alınması amacıyla vergi ve SGK borçlarında müdürlerin şahsi malvarlığına doğrudan başvurulabilmektedir. 

Asıl Borçlu İlkesi (Şirket Tüzel Kişiliğinin Sorumluluğu) 

Vergi ve SGK borçlarında asıl borçlu her zaman şirket tüzel kişiliğidir. Kamu idaresi (Vergi Dairesi ve SGK), ödenmeyen amme alacakları için kural olarak öncelikle şirket varlığına başvurmak ve cebri icra yollarını tüketmekle yükümlüdür. Müdürlerin kamu borçlarından doğan sorumluluğu ikincil (fer'i) nitelikte olup; ancak amme alacağının şirket malvarlığından tamamen veya kısmen tahsil edilememesi yahut tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde gündeme gelir. 

Müdürün Kamu Borçlarından Şahsi Sorumluluğu

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un mükerrer 35. maddesi uyarınca; limited şirket varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılan vergi, resim, harç, idari para cezası ve gecikme faizi gibi amme alacakları, kanuni temsilci konumundaki şirket müdürlerinden şahsen ve tüm malvarlıklarıyla tahsil edilir. Vergi Usul Kanunu (VUK) m. 10 gereğince tüzel kişilerin mükellefiyet ödevlerinin kanuni temsilciler tarafından yerine getirilmesi esas olup, bu ödevlerin ihlali durumunda vergi alacağı müdürün şahsi malvarlığından aranır. 

Vergi Usul Kanunu ve SGK Prim Borçlarında Ortak ile Müdür Arasındaki Fark 

Kamu borçlarında şirket ortağı ile şirket müdürü arasında sorumluluk miktarı açısından çok kritik bir hukuki ayrım mevcuttur: 

Ortaklar, ödenmeyen kamu borçlarından sadece sermaye payları oranında şahsen sorumludurlar (Örn: %20 hissesi olan ortak borcun %20'sinden sorumludur). Müdürler ise şirkete ortak olmasalar dahi kanuni temsilci sıfatıyla ödenmeyen kamu borcunun TAMAMINDIRAN (%100) şahsen ve tüm malvarlıklarıyla sorumludurlar. 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesi uyarınca SGK prim ve buna bağlı borçların haklı bir sebep olmaksızın ödenmemesi halinde de şirket müdürleri Kuruma karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. 

Danıştay İçtihatları Birleştirme Kararı Uyarınca Takip Sırası (E. 2013/1, K. 2018/1) 

Vergi idaresinin ödenmeyen vergi borçlarında önce müdürü mü yoksa ortağı mı takip etmesi gerektiği hususu, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 26.06.2019 tarihli ve E: 2013/1, K: 2018/1 sayılı kararı ile kesin olarak çözüme kavuşturulmuştur: 

Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararı (E. 2013/1, K. 2018/1):

"Limited şirketten tahsil edilemeyen veya edilemeyeceği anlaşılan vergi borcunun takip ve tahsiline ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da, kanuni temsilci ile ortak arasında bir öncelik sıralaması bulunmadığından, limited şirketin vergi borcunun tahsilinde ortağın takibine başlanabilmesi için kanuni temsilcinin takibinin gerekli olmadığına karar verilmiştir."

Danıştay kararı ışığında vergi idaresi, şirketten tahsil edemediği amme alacakları için öncelikli olarak müdürü takip etmek zorunda değildir. İdare, doğrudan doğruya şirket ortağını takip edebileceği gibi müdürü ve ortağı aynı anda eş zamanlı olarak da takibe alabilir. Bu durum, yönetimde aktif bulunmayan veya şirketi müdüre devreden ortaklar açısından da doğrudan şahsi malvarlığı riski oluşturmaktadır. 

Limited Şirket Müdürünün Sorumluluğunu Kaldıran ve Sona Erdiren Haller 

Müdürlerin hukuki, mali veya idari sorumluluktan kurtulmasını sağlayan başlıca durumlar şunlardır:

Şirket içi hukuki sorumluluk yönünden genel kurulun ibra (aklanma) kararı, müdürün şirkete ve ibraya olumlu oy veren ortaklara karşı sorumluluğunu sona erdirir (TTK m. 558). Ancak ibra kararı, Vergi Dairesi ve SGK'nın kamu alacakları takibini engellemediği gibi bilançoda gizlenen usulsüzlükleri de kapsamaz. 

Görevden ayrılan veya istifa eden müdürün bu durumu Ticaret Sicili’nde tescil ve ilan edildikten sonra doğacak kamu ve ticari borçlardan şahsi sorumluluğu sona erer. Tescil öncesi kendi dönemine ait borçlardan sorumluluğu ise devam eder. Usulüne uygun bir iç yönerge ile görev devredilmişse ve devredilen kişinin seçiminde makul özen gösterilmişse müdür alt yöneticilerin eylemlerinden sorumlu tutulamaz (TTK m. 553/2). 

Hukuki sorumluluk davası açma hakkı zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her halde 5 yılda zamanaşımına uğrar. Vergi borçlarında ise 6183 sayılı Kanun m. 102 uyarınca 5 yıllık tahsil zamanaşımı süresi geçerlidir. Son olarak müdürün kontrolü dışındaki olağanüstü durumlar (doğal afet vb.) veya kamu idaresinin kendi kusuru nedeniyle borcun ödenemediği mücbir sebep hallerinde müdürün şahsi sorumluluğu doğmaz. 

Limited Şirket Müdürünün Cezai Sorumluluğu ve Görevi Kötüye Kullanması 

Limited Şirket Müdürünün Cezai Sorumluluğu ve Görevi Kötüye Kullanması

Ceza hukukunda geçerli olan "ceza sorumluluğunun şahsiliği" ilkesi gereğince, şirket tüzel kişiliğine hapis cezası verilemeyeceğinden kanuna aykırı fiillerin cezai yaptırımı doğrudan müdürlere yönelmektedir. 

Limited Şirket Müdürünün Cezai Sorumluluğu (TTK m. 562) 

Türk Ticaret Kanunu’nun 562. maddesi, kanuni yükümlülüklerini ihlal eden müdürler için adli para cezası ve hapis cezaları öngörmüştür. Kuruluşta veya sermaye artırımında sahte belge düzenlemek, sermaye hakkında yanlış beyanda bulunmak, ticari defterleri kanuna uygun tutmamak veya hileli bilanço çıkarmak bu cezai yaptırımların başlıcalarıdır. 

Görevi Kötüye Kullanma ve Güveni Kötüye Kullanma Suçları (TCK m. 155 / m. 257) 

Müdürün şirket varlıklarını kendi şahsi hesabına geçirmesi, şirket imkânlarıyla kendisine/yakınlarına piyasa rayicinin altında/üstünde fiktif işlemlerle avantaj sağlaması (örtülü kazanç aktarımı) Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçunu (TCK m. 155/2) oluşturur. Bu suçun cezası 1 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasıdır. Yetkilerin dürüstlük kuralına aykırı kullanılması ise Görevi Kötüye Kullanma suçu kapsamında değerlendirilir.

Hileli ve Taksirli İflas Halinde Müdürün Cezai Durumu (TCK m. 161) 

Müdürlerin hileli desiselerle şirket malvarlığını eksiltmesi, muvazaalı satışlar yapması veya evrak gizlemesi sonucu şirketin batmasına yol açması durumunda Hileli İflas Suçu (TCK m. 161) gündeme gelir ve 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası yaptırımı uygulanır.

Ceza Hukukunda "Kusurun Şahsiliği" ve İç Yönerge İle Korunma 

Birden fazla müdürün bulunduğu şirketlerde ceza sorumluluğunun sınırlandırılması için TTK m. 625 uyarınca bir İç Yönerge hazırlanarak görev ve yetki dağılımı tescil edilmelidir. İç yönerge ile mali işler veya iş güvenliği gibi alanlar spesifik müdürlere devredildiğinde, ilgili alanda işlenen suçtan dolayı yetkisi olmayan diğer müdürler "kusurun şahsiliği" ilkesi uyarınca koruma elde ederler.

Limited Şirket Müdürüne Karşı Sorumluluk Davası 

Müdürlerin kusurlu eylemleriyle verdikleri zararların tazmini amacıyla açılan sorumluluk davaları, özel usul kurallarına ve sıkı zamanaşımı sürelerine tabidir. 

Davacı Sıfatı: Şirket, Ortaklar ve Şirket Alacaklılarının Dava Hakkı 

Sorumluluk davasında asıl dava hakkı şirkete aittir ve dava açılması için Genel Kurul kararı şarttır. Şirketi davada kayyım veya temsilciler temsil eder. Ortaklar ve alacaklılar da doğrudan zarara uğramışlarsa tazminatın kendilerine ödenmesi talebiyle dava açabilirler. Ancak zarar şirkete verilmişse, ortak veya alacaklı davayı açar fakat tazminatın şirket kasasına ödenmesini talep etmek zorundadır. 

Tazminatın Şirkete Ödenmesi İlkesi 

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin (E. 2016/11929, K. 2018/3736) yerleşik kararlarına göre, şirket ortağı tarafından açılan dolaylı zarar davalarında tazminatın doğrudan ortağın kişisel hesabına ödenmesi mümkün değildir; mahkeme tazminatın şirket tüzel kişiliğine ödenmesine karar verir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme 

Sorumluluk davaları mutlak ticari dava sayıldığından görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkesidir. Yetkili mahkeme ise TTK m. 560 atfıyla Şirket Merkezinin Bulunduğu Yer Mahkesidir. 

Dava Açma Süresi

Sorumluluk davalarında zamanaşımı, davacının zararı ve sorumluyu öğrenmesinden itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilden itibaren 5 yıldır. Ancak eylem aynı zamanda ceza kanunlarına göre suç teşkil ediyorsa, daha uzun olan uzamış ceza zamanaşımı süreleri uygulanır. 

Genel Kurulun İbra Kararının Etkisi ve Olumlu Oy Veren Ortak 

Genel kurulun müdürleri ibra etmesi şirketin dava hakkını düşürür. Ancak ibra sadece bilinen ve bilançoda yer alan hususları kapsar. Karara muhalif kalan ortaklar 6 ay içinde dava açabilirler. Buna karşın genel kurulda ibra yönünde olumlu (evet) oy kullanan ortak, Medeni Kanun m. 2'deki dürüstlük kuralı gereğince sonradan sorumluluk davası açma hakkını kaybeder. 

Müdürlerin Sorumluluktan Kurtulma ve Risk Yönetimi Yolları 

Müdürlerin haksız tazminat iddiaları ile idari ve cezai yaptırımlardan korunabilmesi için uygulamada şu önleyici adımları atması gerekir:

Sorumluluk risklerini en aza indirmek adına ilk olarak TTK m. 625 uyarınca kapsamlı bir İç Yönerge hazırlanarak görev devirleri tescil edilmelidir. Hukuka aykırı alınan müdürler kurulu kararlarına mutlaka yazılı muhalefet şerhi düşülmeli, sakat genel kurul kararlarına karşı ise iptal davası açılmalıdır (TTK m. 381). Ayrıca görevden ayrılan müdürün, istifasının tescil ve ilan edildiğini bizzat takip etmesi hayati önem taşır. 

Sonuç 

Limited şirket müdürünün sorumluluğu, yalnızca ticari yetkileri kullanmaktan ibaret olmayıp; beraberinde ağır hukuki, mali ve cezai yükümlülükler getiren ciddi bir süreçtir. Şirketin basiretsiz yönetimi neticesinde doğan zararlardan ötürü müdürün tazminat yükümlülüğü doğabileceği gibi, ödenmeyen kamu borçları nedeniyle tüm şahsi malvarlığının haczedilmesi riski de mevcuttur.

Bu nedenle gerek müdürlerin sorumluluk alanlarını görev devri ve iç yönerge ile sınırlandırması gerekse usulsüz işlemleri nedeniyle şirketi zarara uğratan müdürlere karşı ortakların sorumluluk davası açması süreçlerinde teknik hukuki destek alınmalıdır. 

Şirketinizdeki müdür sorumlulukları, kamu borcu hacizleri veya açılacak sorumluluk davaları hakkında detaylı bilgi almak için şirket avukatı rehberimizi inceleyebilir ve SK Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Merak edilenler

Kural olarak limited şirket müdürü (yetkilisi), şirketin üçüncü kişilere veya piyasaya olan ticari borçlarından şahsen sorumlu değildir. Şirket ticari borçlarından kendi malvarlığıyla sorumludur. Ancak müdür, banka kredilerine şahsen müteselsil kefil olmuşsa veya kanuni ödevlerini kusurlu şekilde ihlal ederek şirketi zarara uğratmışsa şahsen sorumlu olur. Ayrıca ödenmeyen vergi ve SGK gibi kamu borçlarından sınırsız olarak tüm şahsi malvarlığıyla sorumludur.

Müdürün şirket varlıklarını kendi veya yakınlarının hesabına geçirmesi TCK m. 155/2 uyarınca Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçunu oluşturur ve 1 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası gerektirir. Yetkilerin kötüye kullanılmasıyla hileli iflasa sebep olunması halinde TCK m. 161 uyarınca 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası verilebilir. Ayrıca TTK m. 562 uyarınca sahte belge veya usulsüz defter tutma durumlarında adli para ve hapis cezaları uygulanır.

Müdürlerin kanuni sorumluluğu üç temel alanda toplanır: Hukuki Sorumluluk (TTK m. 553/644): Kusurlu eylemlerle verilen zararların tazmin edilmesi. Mali/Kamu Sorumluluğu (6183 s.K. m. 35/A / VUK m. 10): Tahsil edilemeyen vergi ve SGK borçlarının şahsi malvarlığıyla %100 ödenmesi. Cezai Sorumluluk (TTK m. 562 / TCK): Kanundaki yasak ve usulsüzlüklerden doğan hapis ve adli para cezaları.

Eski şirket müdürü, kendi görev yaptığı döneme ait usulsüzlüklerden, verilen zararlardan ve doğan vergi/SGK borçlarından sorumludur. Görevden ayrıldıktan sonra doğan kamu borçlarından ve işlemlerden sorumlu tutulamaz. Ancak eski müdürün sorumluluktan kurtulabilmesi için istifasının veya görevden alınmasının Ticaret Sicilinde tescil ve ilan ettirilmiş olması şarttır.

Hayır, kaldırmaz. Genel kurul tarafından verilen ibra (aklanma) kararı, sadece şirket ile müdür arasındaki özel hukuk ilişkisini ve TTK kapsamındaki tazminat davalarını kapsar. Devletin vergi ve SGK alacakları amme hukuku niteliğinde olduğundan, ortakların ibra kararı Vergi Dairesi veya SGK’nın müdüre karşı yürüteceği şahsi haciz ve takip işlemlerini engelleyemez.

İçeriklerimiz, güncel mevzuat ve içtihatlar esas alınarak alanında uzman avukat tarafından hazırlanır; yeni gelişmelerde düzenli olarak güncellenir.

  1. 1.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Erişim: 25 Ağustos 2026
  2. 2.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Erişim: 25 Ağustos 2026
  3. 3.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Erişim: 25 Ağustos 2026
  4. 4.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Erişim: 25 Ağustos 2026
  5. 5.213 sayılı Vergi Usul Kanunu Erişim: 25 Ağustos 2026
  6. 6.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Erişim: 25 Ağustos 2026

Yasal UyarıBu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışınız.

SK Hukuk Danışmanlık

Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Şafak & Koparan Hukuk ve Danışmanlık olarak akademik birikim ve sektörel tecrübeyle yanınızdayız. Durumunuzu bir ön görüşmede birlikte değerlendirelim.

WhatsAppHakkımızda
İlgili Yazılar

Bunları da inceleyin