
Anonim Şirketlerde Azınlığın Genel Kurulu Toplantıya Çağırması
Yönetim kurulunun pasif kaldığı durumlarda, azınlık pay sahiplerinin Türk Ticaret Kanunu'na dayanarak genel kurulu doğrudan toplantıya çağırma yasal hakkıdır.

Anonim şirketlerde azınlığın genel kurulu toplantıya çağırması, kural olarak yönetim kurulunun sorumluluğundadır. Ancak genel kurulun uzun süredir toplanmaması, yönetim kurulunun pasif kalması veya azınlık haklarının göz ardı edilmesi gibi durumlarda, Türk Ticaret Kanunu (TTK m. 411-412) devreye girerek bu yasal yetkiyi doğrudan azınlık pay sahiplerine tanır.
TTK m. 411 uyarınca; halka kapalı anonim şirketlerde sermayenin en az %10’una, halka açık şirketlerde ise en az %5’ine sahip olan azınlık ortaklar, hem olağan hem de olağanüstü genel kurulu toplantıya çağırma ve gündeme madde ekletme hakkına sahiptir.
Bu hakkın kullanımı kademeli bir sürece bağlıdır. Azınlık pay sahipleri gerekçeli sebeplerini ve görüşülmesini istediği gündem maddelerini noter aracılığıyla yazılı olarak yönetim kuruluna bildirir. Yönetim kurulu talebi reddederse veya 7 iş günü içinde cevapsız bırakırsa, azınlık ortaklar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi’ne başvurarak kayyım eliyle genel kurulu toplantıya çağırma izni alabilir.
Bu içerikte; azınlık pay sahiplerinin genel kurulu çağırma usul ve şartları ile süreç hakkında detaylı bilgi verilecektir.
Azınlık Çağrı Hakkının Hukuki Niteliği ve Kapsamı

Azınlığın genel kurulu toplantıya çağırması ve gündeme madde ekletmesi hakkı, olumlu azınlık hakları arasında yer almaktadır. Şirket genel kurulunun pasif kalmaması ve şirket çoğunluğunu elinde bulunduran yöneticiler tarafından azınlık haklarının ihlal edilmesini önlemek amacıyla getirilmiştir.
Azınlık tarafından hem olağan hem de olağanüstü genel kurulun toplantıya çağırılması mümkündür. Şirket uzun zamandır olağan genel kurul yapmıyorsa, azınlığın olağan genel kurula çağırması da mümkündür.
Anonim şirket genel kurulda gündeme bağlılık ilkesi geçerli olup, gündem dışı konular görüşülmemektedir. TTK m.411 hükmünde azınlık pay sahipleri, zaten toplanacak olan genel kurulda görüşülmesi istediği gündem maddesini de ekletme hakkına sahiptir.
Azınlığın genel kurulu toplantıya çağırma hakkı, kademeli bir hak olup, öncelikle yönetim kuruluna başvurması gerekir. Yönetim kurulunun talebi reddetmesi veya 7 gün içerisinde cevap vermemesi halinde, “ Genel Kurula Çağrı Davası” olarak bilinen davanın açılması mümkündür.
Anonim Şirketlerde Genel Kurulu Toplantıya Çağırma Yetkisinin Önemi
Şirket hakkında önemli kararlar genel kurulda oylanıp karar alınmaktadır. Örneğin; şirket ortaklarına kar payının dağıtılması için öncelikle bir genel kurul kararı gerekir. Şirket net kar elde etmiş olmasına rağmen, kar payı dağıtılmaması halinde ortağın şirkete doğrudan dava açma imkanı yoktur.
Bunun için öncelikle azınlığın genel kurulu toplantıya çağırması ve toplantıda aleyhe bir karar çıkması halinde, genel kurulun iptali davası açması gerekir. Bu gibi durumlarda azınlık pay sahiplerinin TTK m.411 hükmünde belirtilen haklarını efektif olarak kullanması mümkündür.
Hakkın Kullanım Şartları ve Sermaye Nisapları

Azınlık pay sahiplerinin genel kurulu toplantıya çağırması veya toplantı gündemine madde eklenmesi için şu şartların sağlanması gerekir:
Sermaye Nisapları ve Esas Sözleşme Esnekliği: Azınlık pay sahipleri; halka kapalı anonim şirketlerde sermayenin en az %10’unu, halka açık şirketlerde ise en az %5’ini temsil eden pay sahipleridir. Bu nisabın sağlanması halinde TTK m.411’deki hakların kullanımı mümkündür. Pay sahibinin sermaye taahhüdünü veya borcunu ödemiş olup olmaması bu hakkın kullanılmasına engel teşkil etmez. Esas sözleşmede %10 ve %5'lik sermaye oranları azınlık lehine daha düşük bir orana indirilmesi mümkündür.
Birlikte Hareket Şartı (Tek İhtarname Zorunluluğu): Azınlık nisabı tek bir ortak tarafından sağlanabileceği gibi, birden fazla ortağın paylarını birleştirmesiyle de oluşturulabilir. Ancak Yargıtay içtihatları uyarınca talebin mutlaka birlikte ve tek bir noter ihtarnamesiyle yönetim kuruluna sunulması şarttır. Birden fazla pay sahibinin birleşmesiyle azınlık nisabı sağlanıyor, ancak birbirinden habersiz bir şekilde ihtarname gönderilmesi geçersizdir.
Yönetim Kuruluna Başvuru Şartı: Azınlık pay sahipleri doğrudan genel kurula çağrı davası açması mümkün değildir. Öncelikle yönetim kurulundan genel kurulun toplantıya çağırılması talep edilmelidir.
Yazılı ve Gerekçeli Talep Sunulması: Azınlık pay sahiplerinin genel kurul yapılmasını talep etme gerekçelerini ve gündem maddelerini belirterek yönetim kurulundan talep etmelidir. Gereksiz ve keyfi bir şekilde toplantı çağrı veya gündem maddesi ekletme mümkün değildir. Ancak, uzun vakittir toplanmayan genel kurul için olağan genel kurula davette makul gerekçe var olduğunu sayılır.
Noter Aracılığıyla Bildirim Şartı: TTK m.411/3 hükmü; “Çağrı ve gündeme madde konulması istemi noter aracılığıyla yapılır.” Demek suretiyle açık bir şekilde noter aracılığıyla istemde bulunulması zorunlu kılmıştır.
TTSG İlan Ücretinin Yatırılması Şartı: Gündeme madde ekletme taleplerinde, istemin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde (TTSG) yayımlanacak çağrı ilanının ilan ücreti yatırılmadan önce yönetim kuruluna ulaşmış olması gerekir (TTK m. 411/2). İlan ücreti yatırıldıktan sonra yönetim kuruluna ulaşan gündeme madde ekleme talepleri dikkate alınmaz.
Azınlık pay sahiplerinin sahip olduğu tüm temsil ve korunma mekanizmaları için anonim şirketlerde azınlık hakları ve tüm ortaklık yetkileri için anonim şirketlerde pay sahiplerinin hakları adlı makalelerimizi inceleyebilirsiniz.
Birinci Aşama: Yönetim Kuruluna Başvuru Usulü

Azınlığın genel kurulu toplantıya çağırma için mahkemeye başvurmadan önce yönetim kuruluna yazılı talebini iletmek zorundadır.
Talep, noter aracılığıyla gönderilmeli ve genel kurulun toplanmasını gerektiren haklı sebepleri ve görüşülmesini istediği gündem maddelerini içermelidir. Gündeme madde ekletme talebinin de Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde (TTSG) yayımlanmasına ilişkin ilan ücretinin yatırılmasından önce iletilmesi gerekir.
Yönetim kurulu, talebin kendisine tebliğ edilmesinden itibaren 7 iş günü içinde kabul veya ret kararı vermelidir (TTK m. 412/1). Bu süreçte yönetim kurulunun kararına göre iki farklı süreç işlemektedir:
Talebin Kabul Edilmesi Halinde (45 Günlük Süreç): Yönetim kurulu karardan itibaren en geç 45 gün içinde çağrı ilanına çıkmakla yükümlüdür (TTK m. 411/4, BTY m. 9/4). Bu süre toplantının icra edilmesi değil, çağrı ilanının yapılması içindir. Yönetim kurulu 45 gün içinde çağrıya çıkmazsa çağrı yetkisi mahkeme kararına gerek kalmaksızın doğrudan azlığa geçer. Ancak azlık pay defterine ve adres kayıtlarına erişmekte zorlandığı için uygulamada bu aşamada da doğrudan mahkeme yolunu tercih etmektedir.
Talebin Reddedilmesi veya Cevapsız Bırakılması Halinde: Yönetim kurulu talebi açıkça reddederse veya 7 iş günü içinde cevap vermeyerek sessiz kalırsa talep zımnen reddedilmiş sayılır (TTK m. 412/1). Bu durumda azınlığın doğrudan Asliye Ticaret Mahkesi'ne başvurarak genel kurulu toplatma ve kayyım atanmasını isteme hakkı doğar. Haklı talebi keyfi olarak reddeden yöneticilerin ise TTK m. 553 uyarınca şahsi hukuki ve cezai sorumluluğu doğar.
İkinci Aşama: Mahkemeden İzin Alınması ve Kayyım Atanması

Azınlığın genel kurulu toplantıya çağırma talebi yönetim kurulu tarafından reddedilir veya 7 gün içerisinde cevap verilmezse azınlık pay sahipleri, mahkemeye başvurması mümkündür. Konu hakkında TTK m.412 hükmü şu şekilde düzenlenmiştir;
“Pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi karar verebilir. Mahkeme toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar. Kararında, kayyımın, görevlerini ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini gösterir. Zorunluluk olmadıkça mahkeme dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir. Karar kesindir.”
Genel Kurulu Çağrı Davası Şartları ve İspat Koşulları
Genel kurulu toplantıya çağrı davasını açmak isteyen pay sahipleri ile yönetim kuruluna talepte bulunan pay sahiplerin aynı olması gerekir. Dava süreci boyunca azınlık pay oranlarının korunmalıdır.
Genel kurula çağrı davası Azınlığa tanınan genel kurulu toplantıya çağırma sürecinde sermaye nisaplarının şu üç aşamada korunması gerekir:
İhtarname Tarihi: Noter ihtarnamesinin yönetim kuruluna tebliğ edildiği an.
Dava Tarihi: Asliye Ticaret Mahkemesi'nde davanın açıldığı an.
Karar Tarihi: Mahkemenin kararını verdiği an.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/3167 Esas, 2023/5998 K. Sayılı kararında, azınlık pay sahipliği sıfatı yargılamanın her aşamasında aranan bir aktif dava şartı olduğunu belirtmiştir. İhtarname çekilmesinden dava karar sürecine kadar azınlık pay oranının korunması veya azınlık nisabını sağlayan pay sahiplerin birlikte hareket etmesi zorunludur.
Azınlık pay sahibi veya sahipleri dava açarken şu hususları ispat etmesi gerekir:

Yargılama Süreci
Genel kurula çağrı davası, merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılmaktadır.
Mahkeme, zorunluluk olmadıkça dosya üzerinden (duruşmasız) inceleme yaparak karar vermekte ve verdiği karar kesindir. Ayrıca, İstinaf veya Yargıtay yoluna başvurulması mümkün değildir.
TTK m.412/1 uyarınca mahkeme, azınlık pay sahiplerini haklı görmesi halinde, azınlık tarafından veya mahkemenin görevlendireceği bir kayyım tarafından toplantıya çağrılmasına izin verir. Kayyım gerekli belgeleri hazırlayarak genel kurulu toplantıya çağırır ve süreci yürütür.
Genel Kurula Çağrı Davası (TTK m.412 Dava Dilekçesi Örneği)
Paylaşılan dilekçe örneği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Dava dilekçesinin somut olayın durum ve koşullarına göre hazırlanması gerekir. Bu sebeple dava açılmadan önce alanında uzman bir avukattan destek alınmasını tavsiye ederiz.
Sonuç
Anonim şirketlerde azınlığın genel kurulu toplantıya çağırması ve gündeme madde ekletme hakkı, iki kademeli olarak kullanılan bir haktır. Öncellikle yönetim kurulundan usulüne uygun bir şekilde talep edilmelidir. Yönetim kurulu talebi reddetmesi veya 7 gün içerisinde cevap vermemesi durumunda mahkemeye başvurulmaktadır.
Noter bildiriminin doğru yapılması, 7 iş günlük başvuru süresinin takibi, ortakların birlikte hareket etmesi ve mahkeme kararına kadar azınlık pay oranının korunması hayati önem taşır. Süreçte yapılacak tek bir usul hatası, haklı bir talebin dahi mahkemece reddedilmesine yol açabilir.
Tek bir usuli hata, haklı bir talebin dahi mahkemece reddedilmesine yol açabilir. Bu nedenle süreç boyunca hak kaybına uğramamak adına uzman bir anonim şirket avukatı ile çalışılması tavsiye edilir. Şirketinizin genel kurul süreçlerini yönetmek ve mahkeme izni almak için SK Hukuk & Danışmanlık ile doğrudan iletişime geçebilirsiniz.
Merak edilenler
Evet. Azınlık pay sahipleri olağan veya olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasını isteyebilir. Yapılacak olağan genel kurul toplantısına gündem maddesi eklenmesini talep edebilir.
Hayır, birden fazla pay sahibi %10 oranında sermayeyi temsil eden nisabı oluşturuyorsa, birlikte hareket etmek zorundadır. Ayrı ayrı talepler yapılması halinde TTK m.411’e başvurulması mümkün değildir.
Hayır. Öncelikle noter aracılığıyla yönetim kuruluna başvurulması ve 7 iş günü beklenmesi zorunlu dava şartıdır (TTK m. 411/3).
Hayır. TTK m. 412 uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesi'nin verdiği kararlar kesindir. Karara karşı üst mahkemeye başvuru yolu kapalıdır.
Azınlık pay oranı karar tarihine kadar korunmalıdır. Yargılama sırasında hisse satışı veya sermaye artırımı nedeniyle oran düşerse dava aktif dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.
İçeriklerimiz, güncel mevzuat ve içtihatlar esas alınarak alanında uzman avukat tarafından hazırlanır; yeni gelişmelerde düzenli olarak güncellenir.
- 1.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Erişim: 14 Ağustos 2026
Yasal UyarıBu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışınız.
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?
Şafak & Koparan Hukuk ve Danışmanlık olarak akademik birikim ve sektörel tecrübeyle yanınızdayız. Durumunuzu bir ön görüşmede birlikte değerlendirelim.


