19 Mayıs Mahallesi Sümer Sokak Sümko Sitesi M4A 1B Blok D:3 Kadıköy/İstanbul
Hukuki Makaleler

Araç Değer Kaybı Davası

Araç değer kaybı davasının şartlarını, hesaplama yöntemini, görevli mahkemeyi ve zamanaşımı süresini güncel mevzuat ışığında anlatıyoruz.

14 dk okuma 29 Ağustos 2026
Araç Değer Kaybı Davası

Araç değer kaybı davası, trafik kazası sonrası aracın onarılmış olsa dahi ikinci el piyasadaki değerinde oluşan düşüşün tazmini için açılan tazminat davasıdır.

Trafik kazası geçiren bir araç, teknik olarak eksiksiz onarılsa bile kaza kaydı nedeniyle ikinci el piyasada aynı özellikteki hasarsız bir araca göre daha düşük fiyata alıcı bulur. Bu fark hukuken bağımsız bir zarar kalemi sayılır; kusursuz ya da az kusurlu araç sahibi bu tutarı kusurlu sürücüden, araç işletenden veya ilgili trafik sigortası şirketinden talep edebilir. Uygulamada bu talep, sigorta şirketine yapılan başvuruyla başlar ve gerektiğinde tahkim ya da dava aşamasına taşınır.

Bu yazıda değer kaybı davasının şartlarını, hesaplama yöntemini, açılacağı mahkemeyi, gerekli belgeleri, zamanaşımı süresini ve dava masraflarını güncel mevzuat ve Yargıtay içtihatları ışığında ele alıyoruz. Süreç teknik bilgi ve usul hâkimiyeti gerektirdiğinden, SK Hukuk & Danışmanlık bünyesindeki avukatlardan destek almak, hem doğru tutarın talep edilmesini hem de hak kaybının önlenmesini sağlar.

Araç Değer Kaybı Nedir?

Araç Değer Kaybı Nedir?

Araç değer kaybı, kazaya karışan bir aracın tamamen ve kusursuzca onarılmış olsa dahi ikinci el piyasada kazadan önceki değerine göre daha düşük fiyattan alıcı bulmasıdır. Bu fark, kazadan doğan bağımsız bir maddi zarar kalemi kabul edilir ve kusurlu taraftan ya da onun trafik sigortacısından talep edilebilir.

Bir aracın kaza geçmişi; ekspertiz raporları, sigorta kayıtları ve günümüzde yaygınlaşan araç geçmişi sorgulama sistemleri üzerinden ikinci el alıcılar tarafından kolayca tespit edilir. Kaza kaydı bulunan bir araç, aynı marka, model, yaş ve kilometreye sahip hasarsız bir araca göre piyasada belirgin şekilde daha düşük fiyata satılır; işte bu fark hukuki anlamda değer kaybını oluşturur.

Değer kaybı, onarım masraflarından bağımsız ayrı bir zarar kalemidir. Sigorta şirketi aracın tamir bedelini tam olarak karşılasa bile, aracın ikinci el piyasa değerindeki kayıp ayrıca tazmin edilmedikçe araç sahibinin mağduriyeti devam eder. Bu nedenle araç sahipleri, onarım bedeline ek olarak değer kaybı tazminatı isteme hakkına da sahiptir.

Yargıtay içtihatlarına göre değer kaybı yalnızca kaporta veya boya işçiliğiyle sınırlı kalmaz; şasi, airbag sistemi veya mekanik aksamı etkileyen hasarlarda değer kaybı oranı daha yüksek belirlenir. Bu ayrım, hesaplama aşamasında bilirkişi tarafından gerekçeli biçimde ayrıca değerlendirilen bir husustur.

Değer kaybı tazminatı, kusurlu sürücünün zorunlu trafik sigortası (ZMSS) poliçesinden karşılanır; araç sahibinin kendi kasko poliçesi ise genellikle bu kalemi kapsamaz. Bu nedenle mağdur, kendi sigortasına değil karşı tarafın trafik sigortasına başvurmak durumundadır.

Araç Değer Kaybı Davası Şartları Nelerdir?

Araç değer kaybı davası açabilmek için birkaç şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir: kazanın çift taraflı olması, davacının kazada tam kusurlu olmaması ve araçta onarım gerektiren maddi hasarın oluşmuş olmasıdır. Bu şartlardan biri eksikse talep reddedilir.

  • Kaza, en az iki aracın karıştığı çift taraflı bir trafik kazası olmalıdır; duvara çarpma veya ağaca sürtme gibi tek taraflı kazalarda değer kaybı talep edilemez.

  • Davacı kazada %0 kusurlu olmamalıdır; kısmi kusuru bulunan sürücü de yalnızca karşı tarafın kusuru oranında değer kaybı isteyebilir.

  • Araçta onarım gerektiren maddi hasar oluşmuş ve bu hasar teknik olarak belgelenmiş olmalıdır.

  • Aracın daha önce aynı bölgeden onarılmamış hasar almamış, hurda kaydının bulunmaması ve pert-total olmaması gerekir.

Bu şartların yanında, geniş kapsamlı bir trafik kazası tazminat talebi içinde değer kaybının da gündeme geldiği durumlar sık görülür; maddi ve manevi tazminat talepleriyle birlikte değer kaybı aynı süreçte değerlendirilebilir.

Şartların her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir; kusur oranı çoğunlukla kaza tespit tutanağı veya ceza soruşturması dosyasındaki bilirkişi raporuyla belirlenir. Şartlar sağlanmadan yapılan başvurular hem sigorta şirketi hem de mahkeme tarafından reddedilir.

Uygulamada sıkça karşılaşılan bir diğer husus, kazada davacının kusur oranının kaza tespit tutanağında net biçimde belirtilmemiş olmasıdır. Böyle durumlarda kusur oranı, mahkemenin atadığı trafik bilirkişisi tarafından yeniden incelenir ve değer kaybı tutarı bu orana göre revize edilir.

Eski Trafik Sigortası Genel Şartları'nda değer kaybı hesaplaması için aracın yaşının 36 ayı, kilometresinin 160 bin kilometreyi aşmaması şartı aranırdı. Güncel Yargıtay uygulaması ise bu sabit sınırları tek başına belirleyici saymamakta, gerçek zarar ilkesi çerçevesinde daha eski veya yüksek kilometreli araçlarda da somut piyasa verilerine göre değer kaybı belirlenmesini kabul etmektedir.

Araç Değer Kaybı Nasıl Hesaplanır?

Araç Değer Kaybı Nasıl Hesaplanır?

Araç değer kaybı, bağımsız bir eksper veya mahkemenin atadığı bilirkişi tarafından aracın kaza öncesi piyasa rayiç değeri ile kaza sonrası (onarılmış haldeki) piyasa değeri karşılaştırılarak hesaplanır. Aradaki fark, değer kaybı tutarını oluşturur.

Hesaplamada aracın markası, modeli, üretim yılı, kilometresi, hasar gören bölge ve hasarın ağırlığı dikkate alınır. Yargıtay artık sabit oranlı eski Genel Şartlar formülü yerine, somut olayda gerçekleşen gerçek zarar ilkesine göre hesaplama yapılmasını benimsemektedir; bu da ikinci el piyasasındaki emsal satış ilanlarının karşılaştırılmasını gerektirir.

1 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren yeni eksper sistemiyle değer kaybı tespiti, hasar tespit sürecine entegre edilmiştir; eksperler hasarla birlikte değer kaybını da hesaplayabilmektedir. Ancak sigorta şirketinin kabul ettiği tutar yetersiz bulunursa, mahkemede bağımsız bilirkişi raporuyla yeniden hesaplatılabilir.

Hesaplama sürecinde aracın hasar bölgesinin şasi, airbag veya elektronik güvenlik sistemlerini etkileyip etkilemediği ayrıca değerlendirilir; bu tür ağır hasarlarda değer kaybı oranı, yalnızca kaporta hasarına göre belirlenen orandan daha yüksek çıkar. Bilirkişi raporunda bu ayrımın gerekçeli biçimde açıklanması, itiraz riskini azaltır.

Pratikte değer kaybı tutarı, aracın rayiç değerinin belirli bir yüzdesi olarak ifade edilir ve hasarın ağırlığına göre bu oran değişkenlik gösterir; hafif kaporta hasarlarında düşük, şasi veya güvenlik sistemini etkileyen ağır hasarlarda daha yüksek bir orana karşılık gelir. Kesin oran, her araç ve her hasar için ayrı ayrı, somut piyasa verileriyle belirlenir.

Araç Değer Kaybı Davası Kime Karşı Açılır?

Araç Değer Kaybı Davası Kime Karşı Açılır?

Araç değer kaybı davası; kazaya sebep olan sürücüye, aracın ruhsat sahibine (işletene) ve varsa bu aracın zorunlu trafik sigortası poliçesini düzenleyen sigorta şirketine karşı açılır.

Uygulamada davacılar genellikle doğrudan sigorta şirketine karşı dava açmayı tercih eder, çünkü sigorta şirketi poliçe limiti dahilinde ödeme yapmakla yükümlüdür ve tahsilat riski daha düşüktür. Sürücü ile araç sahibi farklı kişilerse, her ikisi de davalı olarak gösterilebilir.

Kusurlu sürücünün kimliği kaza tespit tutanağından, trafik kazası raporundan veya ceza soruşturması evrakından tespit edilir. Davalı taraf yanlış belirlenirse dava usulden aksayabileceğinden, dava açmadan önce sigorta poliçesi ve ruhsat kayıtlarının doğru tespiti önem taşır.

Bazı durumlarda kazaya karışan araç bir işletmeye veya kiralama şirketine ait olabilir; bu hâlde araç işleteni de sürücüyle birlikte müteselsilen sorumlu tutulur. Aracın gerçek maliki ile ruhsat sahibinin farklı kişiler olduğu durumlarda, davanın kime karşı açılacağı ruhsat kayıtları ve varsa devir belgeleri üzerinden netleştirilmelidir.

Değer kaybı talebi, kural olarak kazada kusurlu bulunan sürücünün trafik sigortasına yöneltilir; mağdurun kendi sigorta şirketine karşı bu kalemde talepte bulunması mümkün değildir. İki aracın da kısmi kusurlu olduğu kazalarda ise her sürücü, karşı tarafın kusur oranına denk gelen değer kaybını kendi trafik sigortasından talep edebilir.

Araç Değer Kaybı Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Araç Değer Kaybı Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Değer kaybı davası sigorta şirketine karşı açılıyorsa görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi'dir; dava yalnızca sürücü veya araç sahibine karşı açılıyorsa görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'dir.

Yetkili mahkeme konusunda davacıya seçimlik hak tanınmıştır: kazanın meydana geldiği yer mahkemesi, davalının yerleşim yeri mahkemesi veya davacının yerleşim yeri mahkemesinde dava açılabilir. Sigorta şirketine karşı açılan davalarda ayrıca sigorta şirketinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir.

Görevli mahkemenin yanlış belirlenmesi, davanın usulden reddine ve zaman kaybına yol açar. Bu nedenle dava dilekçesi hazırlanmadan önce davalı tarafın kim olacağına göre doğru mahkeme türünün belirlenmesi gerekir.

Dava dilekçesinde görev veya yetki itirazına konu olabilecek bir hata bulunması hâlinde, davalı taraf bu hususu ilk itiraz olarak ileri sürebilir. Mahkeme itirazı haklı bulursa dosya görevli veya yetkili mahkemeye gönderilir; bu durum sürecin aylarca uzamasına neden olabilir.

Araç Değer Kaybı Davası Nasıl Açılır?

Araç değer kaybı davası açma süreci, öncelikle sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmasıyla başlar. Sigorta şirketi başvuruya 15 gün içinde olumlu cevap vermezse veya talebi reddederse, dava ya da Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yolu açılır.

  • Kaza tespit tutanağı ve varsa ceza soruşturması evrakı temin edilir.

  • Araç, bağımsız bir eksper tarafından incelenerek değer kaybı raporu alınır.

  • Sigorta şirketine yazılı başvuru veya ihtarname gönderilir ve 15 günlük yasal süre beklenir.

  • Talep tutarı düşükse hızlı ve düşük masraflı olan Sigorta Tahkim Komisyonu'na, yüksekse doğrudan yetkili mahkemeye dava açılabilir.

Geniş kapsamlı bir trafik kazası tazminat talebinde değer kaybı, maddi ve manevi tazminat talepleriyle birlikte tek bir dilekçede de ileri sürülebilir; bu, hem zaman hem de yargılama masrafı açısından avantaj sağlar.

Dava sürecinde mahkeme bilirkişi incelemesi yaptırır, taraflar delillerini sunar ve duruşmalar sonunda karar verilir. Sürecin usul hatasına düşmeden yürütülmesi için bu aşamada bir avukattan destek almak önemlidir.

Dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk şartının aranıp aranmadığı da kontrol edilmelidir; sigorta şirketine karşı açılacak ticari nitelikli tazminat davalarında dava şartı arabuluculuk süreci ön koşul olarak karşımıza çıkabilir. Bu adımın atlanması, davanın dava şartı yokluğundan reddine yol açabilir.

Araç Değer Kaybı İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?

Araç Değer Kaybı İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?

Araç değer kaybı talebi için en temel belgeler trafik kazası tespit tutanağı, araç ruhsatı, sürücü belgesi ve kazaya karışan araçların sigorta poliçe bilgileridir. Bu belgeler olmadan talep değerlendirmeye alınmaz.

  • Trafik kazası tespit tutanağı veya kaza raporu

  • Aracın ruhsat fotokopisi ve sürücü belgesi

  • Hasar tespit tutanağı, onarım faturaları ve hasar fotoğrafları

  • Bağımsız eksper tarafından hazırlanmış değer kaybı/ekspertiz raporu

  • Varsa ceza soruşturması veya kovuşturması evrakı ve bilirkişi raporu

  • Sigorta poliçe örneği ve sigorta şirketine yapılan yazılı başvuru/ihtarname

Ekspertiz raporu, davanın en kritik belgesidir; çünkü değer kaybı tutarını somut biçimde ortaya koyar. Ayrıca kaza sonrası sürücülere kesilen trafik cezası tutanağı, kaza tespit tutanağından farklı bir belgedir; değer kaybı talebinde asıl belirleyici olan kaza tespit tutanağı ve ekspertiz raporudur.

Belgelerin eksiksiz ve zamanında toplanması, hem tahkim başvurusunda hem de dava sürecinde işlemlerin hızlanmasını sağlar. Eksik belge nedeniyle oluşan gecikmeler zamanaşımı süresinin dolmasına da yol açabileceğinden, belge toplama süreci kaza sonrası mümkün olan en kısa sürede başlatılmalıdır.

Kazaya karışan diğer sürücünün iletişim bilgileri, varsa tanık beyanları ve kaza yerinde çekilmiş fotoğraflar da dosyayı güçlendiren yardımcı belgelerdir. Özellikle kaza anına ait fotoğraflar, sonradan çıkabilecek kusur tartışmalarında önemli bir delil niteliği taşır.

Araç Değer Kaybı Davasında Zamanaşımı Süresi

Araç Değer Kaybı Davasında Zamanaşımı Süresi

Araç değer kaybı davasında zamanaşımı süresi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl, her halükarda kaza tarihinden itibaren 10 yıldır. Bu süreler 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesine dayanır.

Kaza aynı zamanda ceza kanunlarına göre daha uzun bir zamanaşımı süresi gerektiren bir suç oluşturuyorsa (örneğin taksirle yaralama), TBK m. 72 uyarınca ceza zamanaşımı süresi uygulanır. Bu durumda 2 yıllık süre yerine, ilgili suç için öngörülen daha uzun ceza zamanaşımı esas alınır.

Sigorta Tahkim Komisyonu'na yapılan başvurular da zamanaşımını keser; ancak süre hesabında hata yapmamak için kaza tarihinden itibaren en geç 2 yıl içinde ya dava açılmalı ya da tahkim başvurusu yapılmalıdır. Sürenin kaçırılması, haklı bir talebin dahi kaybedilmesine yol açar.

Sigorta şirketine gönderilen yazılı başvuru veya ihtarname tek başına zamanaşımını kesmez; zamanaşımının kesilmesi için ya dava açılması ya da Sigorta Tahkim Komisyonu'na resmi başvuru yapılması gerekir. Bu ayrım sıklıkla gözden kaçtığından, süre dolmadan önce somut bir hukuki adımın atılmış olması büyük önem taşır.

Zamanaşımı süresinin başlangıcı yalnızca kaza tarihiyle sınırlı değildir; zarar görenin değer kaybının varlığını ve miktarını somut olarak öğrendiği tarih de bu hesaplamada dikkate alınabilir. Ancak uygulamada güvenli yol, kaza tarihinden itibaren 2 yıllık süreyi kaçırmadan başvuru ya da dava yoluna gitmektir.

Sigorta Şirketi Talebi Reddederse Ne Yapılmalı?

Sigorta şirketi değer kaybı talebini reddederse veya yetersiz bir bedel teklif ederse, uyuşmazlık tutarına göre iki yol izlenebilir: tutar sınırın altındaysa Sigorta Tahkim Komisyonu'na, üzerindeyse görevli mahkemeye dava açılabilir.

Tahkim Komisyonu'na başvuru için sigorta şirketine yapılan ilk başvurudan itibaren 15 gün geçmiş olmalıdır. Hakem heyeti dosyayı inceleyerek en geç 4 ay içinde karar verir; karara karşı belirli bir tutarın üzerindeki uyuşmazlıklarda 10 gün içinde itiraz hakem heyetine başvurulabilir.

Tahkim yolu genellikle dava yoluna göre daha hızlı ve düşük masraflıdır, ancak her başvuru sahibi kendi somut durumuna göre hangi yolun daha uygun olduğunu değerlendirmelidir. Ret gerekçesi haksız bulunuyorsa, ekspertiz raporuna dayalı itiraz dilekçesiyle süreç yeniden başlatılabilir.

Sigorta şirketinin ret gerekçesi sunulan ekspertiz raporunun yetersiz bulunmasına dayanıyorsa, farklı bir bağımsız eksperden ikinci bir rapor alınması itirazın gücünü artırır. Tahkim veya dava sürecinde bu ek rapor, mahkeme ya da hakem heyeti bilirkişisinin değerlendirmesine dayanak teşkil edebilir.

Sigorta şirketi, talebi reddederken gerekçesini yazılı olarak bildirmekle yükümlüdür; bu yazı, sonraki tahkim veya dava aşamasında sigorta şirketinin savunmasının sınırlarını da belirler. Ret yazısının saklanması ve süreç boyunca yapılan tüm yazışmaların belgelenmesi, olası bir uyuşmazlıkta ispat açısından büyük önem taşır.

Araç Değer Kaybının Talep Edilemeyeceği Durumlar

Bazı durumlarda araç değer kaybı talebinde bulunmak mümkün değildir. Bunların başında tek taraflı kazalar, davacının tam kusurlu olduğu kazalar ve aracın hurdaya (pert-total) ayrıldığı durumlar gelir.

  • Tek taraflı kazalar (duvara çarpma, ağaca sürtme, tek araçlı kaza gibi)

  • Davacının kazada %100 kusurlu olduğu durumlar

  • Aracın onarım masrafının rayiç bedelini aştığı ve hurdaya ayrıldığı (pert-total) haller

  • Aracın daha önce aynı bölgeden hasar görmüş ve o hasarın onarılmamış olduğu durumlar

  • Kaza tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin dolduğu talepler

Bu durumlarda değer kaybı yerine farklı tazminat kalemleri gündeme gelebilir; örneğin hurdaya ayrılan araçlarda değer kaybı yerine aracın rayiç bedelinin tamamı talep edilir. Somut olayın hangi kategoriye girdiğinin doğru tespiti, gereksiz masraf ve zaman kaybının önüne geçer.

Ticari araçlarda ve taksi, kiralık araç gibi özel kullanım amaçlı araçlarda değer kaybı hesaplaması, kullanım koşulları nedeniyle farklı kriterlere göre yapılabilir; bu tür araçlarda kazanç kaybı talebi de değer kaybına ek olarak gündeme gelebilir. Bu durumlar bilirkişi incelemesinde ayrıca değerlendirilir.

Araç Değer Kaybı Davasının Masrafları ve Avukatlık Ücreti

Araç Değer Kaybı Davasının Masrafları ve Avukatlık Ücreti

Araç değer kaybı davasının masrafları; mahkeme harcı, bilirkişi/eksper ücreti, tebligat giderleri ve avukatlık ücretinden oluşur. Bu masrafların büyük bölümü dava açılırken peşin olarak ödenir.

Avukatlık ücreti, Türkiye Barolar Birliği'nin her yıl güncellediği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak belirlenir; dava değeri arttıkça ücret oranı da bu tarifeye göre hesaplanır. Taraflar, tarife üzerinde anlaşarak sabit veya yüzdesel bir ücret de kararlaştırabilir.

Dava kazanılırsa, mahkeme kural olarak karşı tarafı (genellikle sigorta şirketini) yargılama giderleri ve vekalet ücretinin bir kısmını ödemeye mahkûm eder. Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru, dava yoluna göre daha düşük masraflıdır ve bu da küçük tutarlı talepler için tercih edilme sebebidir.

Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru, dava yoluna kıyasla hem başvuru ücreti hem de süreç masrafları bakımından önemli avantaj sağlar. Ancak yüksek tutarlı taleplerde, delil değerlendirmesinin daha kapsamlı yapılabildiği mahkeme yolu tercih edilebilir.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirli bir tutara kadar olan değer kaybı taleplerinde sabit bir asgari ücret uygulanırken, bu tutarı aşan kısımda ücret belirli bir yüzdeye göre hesaplanır. Güncel oranlar her yıl değiştiğinden, dava veya tahkim başvurusu öncesinde avukatla görüşülerek net ücretin teyit edilmesi önerilir.

Araç Değer Kaybı Davası Dilekçesi Örneği

Araç değer kaybı davası dilekçesi; mahkeme başlığı, taraf bilgileri, dava konusu, açıklamalar, hukuki sebepler, deliller ile sonuç ve istem bölümlerinden oluşur. Dilekçenin her bölümü, usul kurallarına uygun ve eksiksiz doldurulmalıdır.

Açıklamalar bölümünde kazanın tarihi, yeri, tarafların kusur durumu ve aracın uğradığı değer kaybı somut biçimde anlatılır. Hukuki sebepler bölümünde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve ilgili Yargıtay içtihatlarına atıf yapılır.

Deliller bölümünde kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporu, sigorta poliçesi ve varsa tanık beyanları sayılır. Sonuç ve istem bölümünde ise talep edilen değer kaybı tutarı, yasal faiziyle birlikte açıkça belirtilir.

Dilekçedeki eksik veya hatalı bir ifade, davanın reddine ya da sürecin uzamasına yol açabilir. Bu nedenle dilekçenin somut olayın özelliklerine göre bir avukat tarafından hazırlanması, hem hak kaybını önler hem de sürecin daha hızlı ilerlemesini sağlar.

Dilekçeye ekli belge listesinde kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporu, ruhsat fotokopisi ve sigorta poliçesi ayrı ayrı numaralandırılarak sunulmalıdır. Bu, hem mahkeme kalemindeki işlemleri hızlandırır hem de bilirkişi incelemesi sırasında belgelerin eksiksiz değerlendirilmesini kolaylaştırır.

Sigorta Tahkim Komisyonu'na yapılan başvurularda dilekçe yerine standart bir başvuru formu kullanılır; ancak bu formda da açıklamalar, hukuki dayanaklar ve talep edilen tutarın aynı titizlikle ve eksiksiz biçimde belirtilmesi gerekir. Eksik veya belirsiz doldurulan başvuru formları, hakem heyeti tarafından ek belge talebiyle geri gönderilebilir ve süreci uzatabilir.

Paylaşılan araç değer kaybı davası dilekçesi örneği, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her hukuki ihtilaf kendi somut olayının şartlarına, ekspertiz raporuna ve güncel mevzuata göre özel olarak değerlendirilmelidir. Dilekçe örneğinin doğrudan ve uyarlanmadan kullanılması halinde hukuk büromuzun bir sorumluluğu yoktur. Zamanaşımı süresini kaçırmamak ve hak kaybı yaşamamak adına mutlaka uzman bir trafik kazası avukatından profesyonel hukuki destek almanız önemle tavsiye edilir.

📄 arac-deger-kaybi-davasi-dilekcesi-ornegi.pdf — yeni sekmede aç / indir

Sonuç

Araç değer kaybı davası, kazada kusuru bulunmayan veya az kusurlu olan araç sahiplerinin, aracın ikinci el piyasasındaki değer kaybını karşı taraftan veya sigorta şirketinden talep etmesini sağlayan önemli bir haktır.

Bu hakkın kullanılabilmesi için kazanın çift taraflı olması, davacının tam kusurlu olmaması, gerekli belgelerin eksiksiz toplanması ve 2 yıllık zamanaşımı süresine dikkat edilmesi gerekir. Süreç, ekspertiz raporundan mahkeme ya da tahkim aşamasına kadar teknik ve hukuki bilgi gerektirir; her aşamada yapılacak küçük bir hata, haklı bir talebin dahi reddedilmesine yol açabilir.

Talebinizin doğru hesaplanması ve hak kaybına uğramadan sonuçlandırılması için alanında deneyimli bir hukuk bürosundan destek almanız önerilir. SK Hukuk & Danışmanlık, araç değer kaybı davalarında müvekkillerine baştan sona hukuki destek sunmaktadır.

Sık Sorulan Sorular

Merak edilenler

Dava süresi mahkemenin iş yüküne, bilirkişi incelemesine ve olası itirazlara göre değişmekle birlikte ortalama 8 ay ile 1,5 yıl arasında sürebilir. Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulduğunda süreç genellikle 4-6 ay içinde sonuçlanır.

Sigorta şirketi talebi kabul ederse ödeme, kabul tarihinden itibaren genellikle birkaç hafta içinde yapılır. Dava veya tahkim yoluyla alınan kararlarda ise ödeme, kararın kesinleşmesinin ardından sigorta şirketinin gönüllü ödemesiyle ya da gerekirse icra takibiyle gerçekleşir.

Kazada tam kusurlu (%100 kusurlu) olan taraf değer kaybı talep edemez. Kısmi kusuru bulunan sürücü ise yalnızca karşı tarafın kusuru oranında değer kaybı tazminatı isteyebilir.

Sigorta şirketine karşı açılan davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi, yalnızca sürücü veya araç sahibine karşı açılan davalarda ise Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. Talep tutarı düşükse Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurmak da mümkündür.

Tek taraflı kazalarda, davacının tam kusurlu olduğu hallerde ve aracın hurdaya (pert-total) ayrıldığı durumlarda değer kaybı hesaplanmaz. Aynı bölgeden daha önce onarılmamış hasar bulunan araçlarda da talep reddedilebilir.

İçeriklerimiz, güncel mevzuat ve içtihatlar esas alınarak alanında uzman avukat tarafından hazırlanır; yeni gelişmelerde düzenli olarak güncellenir.

  1. 1.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Erişim: 29 Ağustos 2026
  2. 2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Erişim: 29 Ağustos 2026

Yasal UyarıBu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışınız.

SK Hukuk Danışmanlık

Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Şafak & Koparan Hukuk ve Danışmanlık olarak akademik birikim ve sektörel tecrübeyle yanınızdayız. Durumunuzu bir ön görüşmede birlikte değerlendirelim.

WhatsAppHakkımızda
İlgili Yazılar

Bunları da inceleyin