Kamulaştırmasız El Atma Davası

Kamulaştırmasız El Atma Davası

Kamulaştırmasız el atma, idarenin kamulaştırma usul ve şartlarına uymadan, kişilerin özel mülküne müdahalede bulunmasıdır. Anayasal hak olan mülkiyet hakkına idarenin müdahalesine karşı kişilerin; el atmanın önlenmesi, ecrimisil davası gibi birçok hukuki hakları bulunmaktadır. Ancak, hukuki el atma halinde idari yargı görülecek dava türleri değişmektedir.

Bu İçeriği Yapay Zekâ (AI) ile Özetleyin:

Kamulaştırmasız el atma davalarında faiz türü ve faiz başlangıcında Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun (HGK) 8 Nisan 2026 tarihli en güncel ilke kararını mevcuttur. Artık kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranı talep edilmektedir. Bununla birlikte idareye başvuru şartlarında da davanın niteliğine göre değişmektedir.

Bu içerikte; kamulaştırmasız el atmanın ne olduğu, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ve başvurulacak hukuki imkanlar hakkında detaylı bilgi verilecektir.

Kamulaştırmasız El Atma Nedir?

Kamulaştırmasız El Atma Nedir?

Kamulaştırma işlemi için; devletin veya özel kamu tüzel kişiler tarafından, yasaya dayanarak bir karar alması ve kamulaştırma bedelinin peşin ödemesi gerekmektedir.  Kamulaştırmanın usul ve esasları 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu (KK)’nda düzenlenmiştir.

Kamulaştırmasız el atma ise; idarenin kamulaştırma şartlarını yerine getirmeden ve kamulaştırma bedelini ödemeden, gerçek veya özel tüzel kişilerin mal varlığına müdahale etmesidir.  İdare, doğrudan mülkiyet hakkına müdahalede bulunmakta ve özel mülkiyeti kamuya tahsil etmektedir.

Kamulaştırmasız El Atma Sayılan Haller Nelerdir?

Kamulaştırmasız El Atma Sayılan Haller Nelerdir?

Anayasa Mahkemesi’nin 25.09.2013 gün 2013/93 Esas, 2013/101 Karar sayılı kararında hangi durumlarda kamulaştırmasız el atmadan bahsedileceği açıklanmıştır;

““Kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi için taşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi ve taşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olması gerektiği; imar kısıtlamalarında taşınmaz zilyetliğinin malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin tasarruf yetkisinin, ilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kaldığı, bu nedenle imar kısıtlamalarından kaynaklanan tazminat davalarının idari yargıda açılabileceği..”

Anayasa Mahkemesinin 25/09/2013 tarihli kararında da bahsettiği gibi, bir taşınmaza müdahalenin kamulaştırmasız el atma sayılabilmesi için şu şartların varlığı aranır.

  • Özel Mülkiyet Olmalı: Bir gerçek veya tüzel kişiye ait bir taşınmaz olmalıdır.
  • İdare Tarafından El Atılmalı: Taşınmaza müdahalede bulunan kişinin idare veya kamu tüzel kişisi olması gerekir.
  • Sahiplenme Amacı: İdare taşınmazın mülkiyetini edinme amacıyla el atmış olmalıdır.
  • Kamu Yararı: Bir kamu yararı amacıyla taşınmaza müdahale edilmelidir.
  • Taşınmazı Kullanmaktan Men Edilmelidir: Taşınmazın kullanımı, kamulaştırmasız el atma sonucu fiilen veya hukuken kullanılması engellenmiş olmalıdır.

Kamulaştırmasız El Atmanın Türleri Nelerdir?

Kamulaştırmasız el atmanın nasıl gerçekleştiğinin önemi, idareye karşı davaya hangi mahkeme bakması ve yargılama açısından büyük önem taşımaktadır.

Kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası fiili atma varsa adli yargıda; hukuki el atma varsa, idari yargıda görülmektedir. Bu kapsamda kamulaştırmasız el atmanın fiili mi, yoksa hukuki mi olduğunun iyi tespit edilmesi gerekmektedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2005/5-288 Esas, 2005/352 Karar, 25.05.2005 tarihli kararında kamulaştırmasız el atmayı tanımlamış ve türlerini ifade etmiştir;

Bu itibarla kamulaştırmasız el koyma; 9 Ekim 1956 gününden sonra kamulaştırma işlemi yapılmaksızın ve bir Kanun hükmüne dayanılmadan idarenin taşınmaz mal üzerinde fiilen tasarrufa başlaması ve asıl mal sahibinin kullanma hakkına engel olması veya bu hakkı ortadan kaldırmış bulunmasıdır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında da belirttiği üzere, kamulaştırmasız el atma iki şekilde gerçekleşmektedir:

  • Fiili El Atma: İdarenin doğrudan el atması ve fiilen taşınmazın kullanılamaması
  • Hukuki El Atma: Fiziksek bir müdahale olmamakla beraber, alınan kararlarla taşınmazın kullanımının engellemesi.

Fiili El Atma

İdarenin herhangi bir bedel ödemeden taşınmazın zilyetliğini ele geçirmesidir. Fiilen bir müdahale söz konusudur. Arazi üzerinde yol geçirmesi, taşınmazın üzerinde yapı inşa edilmesi buna örnektir.

Hukuki El Atma

Hukuki el atma ise, idarenin fiili bir müdahalesi olmamakla beraber, idari kararlarla taşınmazın hukuken kullanılmamasını ifade etmektedir. Uygulamada hukuki el atmanın en sık rastlanılan hali imar kısıtlamalarıdır.

Bir taşınmazın spor salonu, hastane yapılması cihetle bir idareye tahsil edilmesi veya sit alanı ilanı hukuki el atmalara örnektir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurul 2010/5-662 Esas,  2010/651 Karar sayılı kararı şu şekildedir;

Öte yandan, davacının taşınmazından, mülkiyet hakkının kendisine verdiği yetkilerle donatılmış olarak, dilediği gibi tasarrufta bulunmasının idarece yıllarca engellenmiş olmasının, ilkesinin en önemli unsurlarından biri olan Mülkiyet hakkına kamusal yarar sebep gösterilerek getirilen sınırlama, malikin taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkını belirsiz bir süre için kullanılmaz hale getirerek bir hukuk devletinde kişinin hak ve özgürlükleri ile kamu yararı arasında bulunması gereken dengenin bozulmasına yol açarak hukuk güvenliğini yok etmektedir.

Tüm bu açıklamalar çerçevesinde; uzun yıllar programa alınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı İdarenin, malikin taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkını belirsiz bir süre için kullanılamaz hale getirdiği, dolayısıyla malikin taşınmazdan mülkiyet hakkının özüne uygun şekilde yararlanma olanağı kalmadığı, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkının hukuksal bir nedene dayanılmadan İdarece engellendiği kuşkusuzdur.”

Fiili Kamulaştırmasız El Atma Halinde Açılacak Davalar

Fiili Kamulaştırmasız El Atma Halinde Açılacak Davalar

İdarenin kamulaştırma şartlarına uymadan bir özel mülke müdahalesi, mülkiyet hakkının ihlali niteliğindedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 11.02.1959 tarihli, E. 1958/17 ve K. 1959/15 sayılı kararı uyarınca da kamulaştırmasız el atma halinde idarenin hukuki sorumluluğu vardır. İdare, haksız el atmadan dolayı maddi ve manevi zararları karşılamakla yükümlüdür.

İdarenin fiili atması ile hukuki el atma hallerine göre farklı hukuki yollara başvurulmaktadır. Fiili kamulaştırmasın el atma davaları şu şekildedir:

  • Kamulaştırmasız el atma sebebiyle tazminat davası,
  • El atmanın önlenmesi davası
  • Ecrimisil davası

Kamulaştırmasız El Atma Sebebiyle Tazminat Davası

İdarenin fiilen kamulaştırmasız el atma sebebiyle taşınmazın kullanımını engellemektedir. Bu durumda taşınmaz sahibi, fiilen el atana idarenin dava tarihindeki gerçek rayiç bedeliyle taşınmazı satın almasını talep etme hakkına sahiptir.

Ecrimisil Davası (Haksız İştigal Tazminatı)

Kamulaştırmasız el atma sebebiyle tazminat davası, fiilen el atılan taşınmazın mülkiyet bedelinin idareden talep edilmesini amaçlar. Ecrimisil davası ise, idarenin taşınmazı geriye dönük olarak kullandığı süre boyunca doğan haksız işgal tazminatı talebini içerir. Taşınmaza fiilen el atan idare, mülkiyet bedelinin yanı sıra taşınmazı haksız olarak kullandığı süre için de taşınmaz sahibine tazminat ödemekle yükümlüdür.

Kamulaştırmasız el atma sürecinde geriye dönük tazminat haklarınızı korumak için açılması gereken ecrimisil davası hakkında detaylı bilgiyi içeriğimizden inceleyebilirsiniz.

El Atmanın Önlenmesi Davası

Taşınmaz sahibi, kamulaştırmasız el atma sebebiyle tazminat davası ile taşınmazın mülkiyetinin devri yerine, fiili et atmayı sonlandırabilir. Taşınmaz sahibi, idareye karşı açacağı el atmanın önlenmesi davasıyla, fiilen kamulaştırmasız el atmayı sona erdirme hakkına sahiptir.

İdarenin fiilen el atma eylemini sona erdirmek için açılması gereken el atmanın önlenmesi davası hakkında detaylı bilgiyi içeriğimizden inceleyebilirsiniz.

Hukuki Kamulaştırmasız El Atma Halinde Açılacak Davalar

İmar kısıtlılığı gibi hukuki el atmadan kaynaklı açılacak davalar ile fiile el atmalar arasında bariz farklılıklar vardır. Öncelikle yargılamalar idari yargıda görülmektedir. Bununla birlikte hukuki el atma sebebiyle taşınmazın bedelinin idare tarafından ödenmesine yönelik bir dava imkanı yoktur.

Karşılaştırma Kriterleri

Fiili El Atma (Fiziksel Müdahale)

Hukuki El Atma (İmar Kısıtlılığı)

Görevli Mahkeme

Asliye Hukuk Mahkemesi (Adli Yargı)

İdare Mahkemesi (İdari Yargı)

Açılacak Dava Türleri

Bedel Tazminatı, El Atmanın Önlenmesi, Ecrimisil

İdari İşlemin İptali, Tam Yargı (Tazminat)

İdareye Başvuru Zorunluluğu

1983 sonrası el atmalarda dava öncesi başvuru/uzlaşma şartı yoktur.

Tam yargı davası için zorunlu ; iptal davası için ihtiyaridir.

Zamanaşımı ve Dava Süresi

Mülkiyet davaları süresizdir. Ecrimisil geriye dönük 5 yıla tabidir.

İptal davası 60 gündür. Tam yargı için 1-5 yıl içinde başvuru şarttır.

Hukuki el atma halinde taşınmaz maliklerin başvuracağı hukuki yollar ise şunlardır:

  • İdari işlemin iptali
  • Tam yargı davası

İdari İşlemin İptali Davası

Bir taşınmaz üzerinde imar kısıtlılığı bulunan malik, doğrudan idari işlemin iptali davası açarak hukuki el atmayı sonlandırması mümkündür. Taşınmaz sahibi, dava açmadan önce idareye başvurma hakkı da mevcuttur, ancak yasal zorunluluk değildir.

İmar kararının alınması tarihinden itibaren 60 günlük yasal süre içerisinde iptal davasının açılması gerekmektedir.

İdari işlemin iptali davasında idarenin, fiilen el atmanın önlenmesi için yürütmenin durdurulması talep edilmesi mümkündür. Yürütmenin durdurulması kararıyla idarenin kamulaştırmasız el atması, yargılama sonuçlanıncaya kadar durdurulacaktır.

Kamulaştırmasız hukuki el atma sebebiyle [idari işlemin iptali] davası hakkında detaylı bilgiyi içeriğimizden inceleyebilirsiniz.

Tam Yargı Davası

İmar planı sebebiyle idarenin özel mülke hukuki el atması, devletin tazminat sorumluluğu doğurmaktadır. Nitekim, taşınmaz sahibi imar kısıtlılığı sebebiyle taşınmazında serbestçe tasarruf yetkisi ortadan kaldırılmıştır. Bu durumda taşınmaz sahibi, tam yargı davasıyla uğramış olduğu zararların giderilmesini talep edebilir.

Tam yargı davasında, idari işlemin iptali davasının aksine, idareye başvuru zorunluluğu vardır. İmar kısıtlılığı yoluyla kamulaştırmasız el atmanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurulmalıdır. İdarenin olumsuz cevap vermesi veya cevap vermemesi halinde, 60 gün içerisinde tam yargı davasının açılması gerekmektedir.

Kamulaştırmasız hukuki el atma sebebiyle açılacak tazminat davaları hakkında detaylı bilgi için  [tam yargı davası] davası hakkında detaylı bilgiyi içeriğimizden inceleyebilirsiniz.

Kamulaştırmasız El Atma Davası Uzlaşma Şartı

Kamulaştırmasız El Atma Davası Uzlaşma Şartı

Kamulaştırmasız el atma davasında idareye başvuru zorunluluğu (uzlaşma şartı), el atmanın tarihine göre farklılık göstermektedir:

  • 09.10.1956- 04.11.1983 Arasındaki El Atmalar: 1959 ile 1983 yılları arasında bir kamulaştırmasız el atma olması halinde Kamulaştırma Kanunu’nun Geçici m.6 hükmü uygulanmaktadır. Dava açılmadan önce idareden; el atmanın önlenmesi veya taşınmaz bedelinin ödenmesi talep edilmektedir. Uzlaşma süresi 3 ay olup, bu süre zarfında idareyle uzlaşma veya uzlaşamama şeklinde rapor tutulmamalıdır. Kamulaştırmasız el atma davasında uzlaşma şartının iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurulmuş olsa da söz konusu başvuru reddedilmiştir (Anayasa Mahkemesi, E. 2012/615 E. /2012/485 K., 24.12.2012.) İdareyle uzlaşılamaması halinde Asliye Hukuk Mahkemesinde; el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açma hakkı mevcuttur.
  • 04.11.1983 Sonrasındaki El Atmalar: 01.11.1983 tarihinden sonra, fiili veya hukuki el atma olması fark etmeksizin, kamulaştırmasız el atma davasında uzlaşma şartı yoktur.

Kamulaştırmasız El Atma Davasının Tarafları

Kamulaştırmasız el atma davasında tarafların doğru belirlenmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, yanlış tarafa yöneltilen davanın usulen reddedilme ihtimali vardır.

Davayı Kimler Açabilir?

Taşınmazına haksız olarak el atılan malik veya maliklerdir. Paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetinde ortaklardan herhangi biri dava açma hakkına sahiptir. Bununla birlikte taşınmazın yasal mirasçıları tarafından da dava açılması mümkündür.

Dava Kime Karşı Açılır?

Davalı Taraf: Fiili veya hukuki el atan idareye karşı dava açılması gerekir. Dikkat edilmesi gereken husus, tüzel kişiliği olmayan idarenin kurumuna dava açılmaması gerekir. İdarenin bağlı olduğu igili kuruma dava yöneltilmektedir.

Y. 5. HD. 30.03.1995 tarihli ve E. 1995/4810, K. 1995/6587 sayılı kararında; genel müdürlük gerine, doğrudan müdürlüğünün bağlı olduğu idareye dava açılması gerekliğini hükmetmiştir;

“”Davanın, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü yerine, bu Genel Müdürlüğün bağlı bulunduğu Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı aleyhine açılmış olması temsilcideki yanılgı niteliğindedir. Davanın Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü aleyhine tevcih edilmesi için davacıya süre verilmesi ve işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve köy hükmi şahsiyeti aleyhine açılması gerektiğinden söz edilerek reddine karar verilmiş olması, doğru görülmemiştir.”

Kamulaştırmasız El Atma Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Kamulaştırmasız el atma davalarında en sık yapılan hata görevli ve yetkili mahkemenin tespitidir. Fiili atma mı, yoksa hukuki el atmanın olup olmadığına göre görevli ve yetkili mahkeme belirlenmektedir.

Kriterler / Özellikler

Fiili El Atma

Hukuki El Atma

Görevli Mahkeme

Asliye Hukuk Mahkemesi

İdare Mahkemesi

Yetkili Mahkeme

Taşınmazın Bulunduğu Yer Mahkemesi

Taşınmazın Bulunduğu Yer İdare Mahkemesi

Açılacak Başlıca Davalar

1.Kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası,

2.El atmanın önlenmesi davası

3. Ecrimisil davası

  1. İdari İşlemin iptali davası
  2. Tam yargı davası

Fiili El Atma Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme (Adli Yargı)

İdarenin taşınmazda yol geçirmesi veya taşınmazda yapı inşa etmesi gibi fiili el atmalarında, görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi‘dir. Kısaca kamulaştaştırmasız el atma fiilen gerçekleşmesi halinde, aşağıdaki davalar Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması zorunludur:

  • Kamulaştırmasız el atma sebebiyle tazminat davası,
  • El atmanın önlenmesi,
  • Ecrimisil davası

Hukuki El Atma Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme (İdari Yargı)

Hukuki El Atma Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme (İdari Yargı)

Taşınmazın yeşil alan, park veya okul alanı ilan edilmesi gibi hukuki el atmalarda görevli mahkeme İdare Mahkemesi‘dir. Hukuki el atma sebebiyle idare mahkemesinde açılacak davalar ise şunlardır:

  • İdari işlemin iptali davası,
  • Tam yargı davası

Yetkili mahkeme ise, fiili el atmayla aynı olup, taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesidir.

Kamulaştırmasız El Atma Davalarında Zamanaşımı

Kamulaştırmasız el atma halinde açılabilecek birçok dava bulunmakta ve her birinin zamanaşımı süreleri farklıdır. Bununla birlikte görevli mahkeme tayininde old

Fiili El Atma Halinde Açılacak Davalarda Zamanaşımı Süreleri

İdarenin fiziksel olarak müdahalesi sebebiyle açılacak kamulaştırmasız el atma davalarında zamanaşımı süresi şu şekildedir:

  • Kamulaştırmasız El Atma Nedeniyle Tazminat Davası: Bu davada herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre bulunmamaktadır.  Dava hakkı mülkiyet hakkına dayanması sebebiyle Anayasa Mahkemesi zamanaşımı süresi olmayacağını hükmetmiştir.
  • El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Meni) Davası: Kamulaştırmasız el atmanın önlenmesi davasında olduğu gibi, zamanaşımına tabi değildir.
  • Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) Davası: İdarenin fiili atma sebebiyle haksız iştigal tazminatı, , dava tarihinden geriye doğru en fazla 5 yıllık talep edilebilir.

Hukuki El Atma Halinde Açılacak Davalarda Zamanaşımı Süreleri

Taşınmazlara hukuki el atma sebebiyle açılacak kamulaştırmasız el atma davalarında zamanaşımı süreleri şu şekildedir:

  • İdari İşlemin İptali Davası: Taşınmaza imar kısıtlılığı kararın öğrenildiği tarihten itibaren 60 gündür.
  • Tam Yargı Davası: Devletin tazminat yükümlülüğünün öğrenilmesi tarihten itibaren 1 yıl, her halükârda 5 yıl içerisinde idareye başvuru zorunluluğu vardır. İdare tarafından cevap verilmemesi veya olumsuz cevap verilmesi halinde, 60 gün içerisinde tam yargı davasının açılması gerekir.

Kamulaştırmasız El Atma Davasında Taşınmaz Bedelinin Tespiti

Kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davasında taşınmaz bedeli, normal kamulaştırma işleminde olduğu gibi Kamulaştırma Kanunu’nun (KK) 11. maddesi hükümlerine göre kıyasen belirlenir.

Anayasa Mahkemesi’nin 26/05/2016 tarihli ve E. 2015/55, K. 2016/45 sayılı kararından önce, kamulaştırmasız el atma tarihindeki rayiç bedel dikkate alınıyordu. Ancak kanundaki bu kural iptal edilmiştir. Mevcut uygulamada taşınmazın el atma tarihindeki değil, doğrudan dava tarihindeki rayiç bedeli tespit edilmektedir.

KK m. 11 uyarınca, mahkemece taşınmaz bedelinin tespiti için bilirkişi kurulu atanır. Taşınmazın değeri hesaplanırken şu yasal kriterler dikkate alınır:

  • Tüm Taşınmazlarda Dikkate Alınacak Ortak Unsurlar: Taşınmazın arsa, tarım arazisi veya bina olduğuna bakılmaksızın; cinsi, nevi, yüz ölçümü, kıymetini etkileyebilecek bütün nitelikleri, varsa muhdesat gibi değerini artıran unsurların ayrı ayrı değeri ve resmi makamlarca yansıtılan vergi beyanı esas alınır.
  • Arsa Niteliğindeki Taşınmazlarda: Taşınmazın arsa vasfında olması halinde, dava tarihi itibarıyla piyasadaki emsal satışların karşılaştırılması yöntemiyle değer biçilir.
  • Tarım Arazisi Niteliğindeki Taşınmazlarda: Taşınmazın arazi veya tarım toprağı olması halinde, dava tarihindeki net gelir metodu esas alınarak değer tespiti yapılır.

Kamulaştırmasız El Atma Davalarında Faiz (2026 Güncel Yargıtay Kararı)

Kamulaştırmasız el atma davalarında faiz, dava tarihinden itibaren yasal faiz (2026 itibariyle %24) uygulanmaktaydı. Ancak, bu faiz oranı enflasyon karşısında paranın değer kaybına yol açmada ve Anayasa’nın m.46 hükmüne aykırıydı.

Nitekim Anayasa’nın ö.46/3 hükmü şu şekildedir;

İkinci fıkrada öngörülen taksitlendirmelerde ve herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır.”

Kamulaştırmasız el atma gibi bedeli ödenmemiş durumlarda,  kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz (2026 itibariyle %54) ödenmesi gerekmektedir. Yasal faiz oranıyla ciddi uçurum bulunmaktadır.

Bazı mahkeme kararlarında dava tarihinden itibaren kamulaştırmasız el atma tazminat alacaklarına yasal faiz hükmediliyordu. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 8 Nisan 2026 tarihli ve E. 2025/5-113, 114, 115, 116 sayılı ile kararlarıyla artık, Anayasa’nın 46/3 hükmü uygulanacak. 08/04/2026 tarihi itibariyle kamulaştırmasız el atma davalarında faiz oranı, dava tarihinden itibaren yüzde 54 oranındaki en yüksek kamu faizi işletilecektir.

Kamulaştırmasız El Atma ve Muhtesatın Aidiyeti Davası

Muhtesat, bir taşınmaz üzerinde kalıcı olarak inşa edilen ağaç ve yapılardır. Kamulaştırma Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca, kamulaştırmasız el atma tazminat davalarında arazi ile üzerindeki muhdesatın değeri ayrı ayrı belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.10.2019 tarihli, E. 2018/823 ve K. 2019/984 sayılı kararında muhtesatın gerçek değerinin tespiti vurgulamıştır;

Kamulaştırma bedelinin tespiti esaslarını düzenleyen 4650 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 11. maddesinde; taşınmazın cins ve nevinin, yüzölçümünün, kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurların, her unsurun ayrı ayrı değerinin, kamulaştırma tarihindeki resmî makamlarca yapılmış kıymet takdirlerinin ve özellikle yapılarda resmî birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarının ve yıpranma payının, ayrıca bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçülerin esas alınarak bedel takdiri gerektiği öngörülmüştür. Söz konusu 11. maddede, kamulaştırılan taşınmazın bedeli belirlenirken taşınmazın değerini etkileyen tüm unsurların dikkate alınması ilkesi getirilmiştir.

Kanunun lafzı ve ruhu göz önüne alındığında; ana ilke taşınmazın ve üzerinde bulunan muhdesatın gerçek değerinin tespit edilmesidir.”

Arazi sahibi ile muhdesat sahibinin farklı kişiler olması durumunda ise tazminat bedelinin kime ödenecektir? Muhtesatın aidiyeti davası açabilmek için hukuki yarar şarttır. Kamulaştırmasız el atma davası nedeniyle tazminat davası da muhtesatın aidiyeti davasının açılması için hukuki yarar mevcuttur. 

Muhtesat sahibi, muhtesatın aidiyeti davası açarak, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasının bekletici mesele yapılmasını talep edecektir. Muhtesatın aidiyeti tespit edildikten sonra, muhtesata ilişkin tazminatın kendisine ödenmesini talep edebilecektir.

Süreci doğru yönetmek ve hak kaybı yaşamamak adını [Muhdesatın Aidiyeti Davası] adlı içeriğimizi inceleyebilirisinz.

Kamulaştırmasız El Atma Nedeniyle Tazminat Davası Dilekçesi Örneği

Paylaştığımız dilekçe örneği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Doğrudan veya dolayı olarak kullanılması halinde hukuk büromuzun herhangi bir hukuki sorumluluğu bulunmamaktadır. Dava açılmadan önce mutlaka bir gayrimenkul avukatından destek alınması tavsiye edilmektedir.

Kamulaştırmasız El Atma Davalarında Emsal Yargıtay Kararları

Kamulaştırmasız El Atma Davalarında Emsal Yargıtay Kararları

Kamulaştırmasız el atma sebebiyle dava açılmadan önce mutlaka emsal karar araştırılması yapılması gerekir. Nitekim, açılacak davalarda hak kayıplarının önüne geçilmesi için Yargıtay’ın ortaya koyduğu temel ilkelerin ve emsal kararların incelenmelidir.

Taşınmazı Kamulaştırılmadan Yola Dönüştürülen Maliklerin Seçimlik Hakları ve Bedel Tespiti Tarihi

Kamulaştırmasız el atma davalarında, el atmanın önlenmesi veya mülkiyeti idareye devrederek dava tarihindeki taşınmaz bedelini talep edebilecektir. Her ikisinin aynı anda talep edilmesi mümkün değildir.

  • Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 16.05.1956 tarihli ve E. 1956/1, K. 1956/6 Sayılı Kararı:

“Usulü dairesinde istimlâk edilmeksizin gayrimenkulü yola dönüştürülen şahsın, esas itibariyle, gayrimenkulünü yola dönüştüren amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna”

İmar Planında Kamu Alanına Ayrılan Taşınmaz İçin İdarenin Uzun Yıllar Hareketsiz ve Sessiz Kalması

İdare tarafından özel mülke ait taşınmaz kamusal alana ayırılır ve süreçte pasif ve suskun kalınırsa, mülkiyet hakkı ihlal edilmiş sayılır.

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.06.2010 tarihli ve E. 2010/5-662, K. 2010/651 Sayılı Kararı:

“Uzun yıllar programa alınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı İdarece pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği açıktır.

Müdahalenin Önlenmesi Talebiyle Birlikte İstenen Eski Hale Getirme Masrafının Taşınmaz Bedelini Aşması

Kamulaştırmasız el atılan taşınmazın haksız işgalden kurtarılarak eski hale getirilmesi için gereken harcamaların, arazinin kendi değerinden fazla olması mümkündür. Bu kararda, kamu yararı ve ekonomi dengesi gözetilerek doğrudan zemin bedeline hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 06.02.2012 tarihli ve E. 2011/14905, K. 2012/1204 Sayılı Kararı:

“…eski hale getirme bedelinin yer bedelinden daha fazla olması halinde zemin bedeline, aksi halde eski hale getirme bedeline hükmedilmesi gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile karar verilmesi, doğru görülmemiştir”

Sonuç

İdare veya kamu tüzel kişileri tarafından, bedeli ödenmeden ve kamulaştırma kararı alınmadan taşınmazlara müdahale edilmesi mülkiyet hakkının ihlalidir. Hukukumuzda kamulaştırmasız el atma olarak tanımlanmış olup, fiili ve hukuki el atma olarak ikiye ayrılmaktadır.

Fiili el atma, idarenin bizzat fiilen taşınmaza müdahale bulunmasıdır. Arazi üzerinde köprü yapılması, alt yapı çalışmaları buna örnektir. Hukuki el atma ise, bir fiili müdahale olmamakla birlikte, imar kısıtlılığı gibi hukuken kullanımın engellenmesidir. Hukuki el atmaya örnek olarak; bir taşınmazın bir bakanlığa tahsis kararı örnektir.

Fiili el atma halinde görevli mahkemeler Asliye Hukuk Mahkemesidir. Taşınmaz sahibi, kamulaştırmasız en atma nedeniyle tazminat davasında, taşınmazın dava tarihindeki gerçek değeriyle idarenin almasını talep edebilir. Taşınmaz sahibi, taşınmaz mülkiyetinden vazgeçmeyerek, el atmanın önlenmesi davası da açabilir. Her iki davada da idarenin kullanım süreci boyunca haksız iştigal tazminatı talep edilmesi mümkündür.

Hukuki el atmada ise görevli mahkeme idare mahkemeleridir. Hak sahibi; idari işlemin iptali veya tam yargı davası açabilir. Ancak, hukuki el atmada, fiili el atma davasında olduğu gibi, taşınmazın mülkiyetini idareye devrini isteyememektedir. Hukuki el atmada böyle bir hukuki imkan öngörülmemiştir.

Taşınmaz bedelinin tespiti dava tarihindeki değerine göre yapılmaktadır. Uygulanaca faiz, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 8 Nisan 2026 tarihli kararıyla birlikte, kamu alacakları için uygulanan en yüksek faiz (2026 yılı için %54) uygulanacaktır.

Kamulaştırmasız el atma davaları alanında uzmanlık gerektirmektedir. Davanın hangi mahkemede ve nelerin talep edileceğinin dikkatlice tespit edilmesi gerekir. SK Hukuk & Danışmanlık bürosu olarak alanında uzman gayrimenkul hukuku avukatları tarafından hizmet verilmektedir. Bu davalar hakkında hizmet almak için bizlere ulaşabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Kamulaştırma bedeli kararı kesinleşmeden icraya konulabilir mi?

Evet, kamulaştırmasız el atma sebebiyle verilecek tazminat davalarında (ecrimisil veya tam yargı davası) verilen kararlar kesinleşmeden icraya konulması mümkündür. Bununla taşınmaz bedelinin tahsili veya el atmanın önlenmesi davasının kararları da kesinleşmeden icraya konulabilmektedir.

Kamulaştırmasız el atma davasında faiz başlangıcı ne zamandır?

Kamulaştırması el davalarında faiz başlangıcı, kural olarak dava tarihidir. 2026 yılı itibariyle %54 olan, kamu alacaklarında uygulanacak en yüksek faizi uygulanır.

Kamulaştırmasız el atma davası belirsiz alacak davası olarak açılabilir mi?

Evet, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açılmadan önce taşınmazın değerinin bilinmesi mümkün değildir. Bilirkişi aracığıyla taşınmazın dava tarihindeki değeri tespit edilerek harç tamamlanması mümkündür. Bu kapsamda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) madde 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılması mümkündür.

Kamulaştırmasız el atma davalarında harç nispi mi, maktu mu?

09.10.1956 - 04.11.1983 arası el atmalarda maktu harç uygulanmaktadır. Ancak, 1983 yılından sonraki kamulaştırmasız el atma davalarında nispi harç alınmaktadır. Nitekim, Yargıtay 5. HD 2024/9290 E., 2024/10180 K. Sayılı kararında nispi harç uygulanması gerektiği ifade edilmiştir; “Kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerekir”.

Kamulaştırmasız el atma davaları ne kadar sürer?

Kesin bir süre belirtmek mümkün değildir. Yargılama esnasında keşif ve bilirkişi hesaplamaları gibi yargılama süreçleri, dava süresini etkilemektedir. Ortalama 15 ila 18 ay arasında sürmesi mümkündür.

Bu makaleyi nasıl değerlendirdik

Uzmanlarımız sağlık ve hukuk alanındaki gelişmeleri sürekli takip eder; yeni bilgiler mevcut olduğunda makalelerimizi günceller.

Güncel versiyon
Yazan
Avukat Kaan Şafak
Editör
Avukat Kaan Şafak
Tıbbi İnceleme
Avukat Kaan Şafak
Uzman İnceleme
Av. Kaan Şafak Marka Vekili, Avukat, Arabulucu 🏥 Şafak Koparan Hukuk Bürosu
Redaksiyon
Avukat Kaan Şafak

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Avukata Sor
Uzman Avukatlarımız

Aşağıda bulunan Whatsapp ve arama linkleri üzerinden bize anında ulaşabilirsiniz.

SK Hukuk Danışmanlık

Şafak & Koparan Hukuk ve Danışmanlık Bürosu; yoğunlukla özel hukuk alanında faaliyet gösteren bir hukuk bürosudur. Büromuzun İstanbul’da Anadolu ve Avrupa yakası ile Adana’da hizmet noktaları bulunmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir