Blog
Alacak Tahsili Nasıl Yapılır? 2025 (En Hızlı ve Pratik Çözüm Yolları)
-
skhukuk
Alacak tahsili ülkemizde yaşanan ekonomik zorluklarla birlikte daha bir önem kazanmıştır. Ayrıca, yüksek enflasyon oranları sebebiyle alacağın zamanında tahsil edilememesi işletmeleri zor durumda bırakmaktadır. Uzun sürebilen yargılama aşamaları paranın zamansal değeri bakımından alacaklıları endişe etmektedir.
Bu İçeriği Yapay Zekâ (AI) ile Özetleyin:
Bu içeriğimde, uzun yıllardır varlık yönetim şirketleri, bankalar gibi finans kuruluşların ve piyasadaki ticari alacakların tahsilinde tecrübelerimize dayanarak rehber niteliğinde hazırlanmıştır. Bir alacağın tahsilinin en pratik ve hızlı çözüm yollarını sizlerle paylaşacağız.
Alacak Tahsili Nedir?
Alacak hakkı, bir şeyi isteme, verme veya yapmama hakkını içermektedir. Genellikle bir alacağın dayanağı para alacağıdır. Uygulamada da en çok hukuki yollara başvurulan alacak türü para alacağıdır.
Dava veya tahkim gibi alternatif uyuşmazlık yoluyla bir alacak hukuken geçerlilik kazanır. Ancak, borçlu kişi tarafınca borcun ödenmemesi halinde cebri icra yoluna başvurulması gerekmektedir.
Cebri icra, devlet aracılığıyla alacağın alması, yani bilindiği üzere icra takip yoluna başvurmaktadır. 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) kapsamında icra takip türleri ve yöntemleri belirlenmiştir.
Peki hangi icra takip türüne başvurulacak? İcra takibi açmadan alacağın tahsil edilmesi mümkün mü? Bir alacak en hızlı ve pratik şekilde nasıl tahsil edilir? Bu içeriğin devamı bölümünde bu sorulara cevap vereceğiz.
Alacak Tahsili Yöntemleri: Hukuki ve Alternatif Çözümler

Bir alacağın tahsiline ilişkin hukuki yollara başvurulmadan önce belli başlı hususlar değerlendirilir. Borçlu ile alacaklı ilişkisi, alacağın hukuki durumuna göre yöntemler belirlenmektedir. Değerlendirme göz önüne alınan hususlar:
- Alacağın Hangi Hukuki İlişkiden Kaynaklandığı,
- Alacağın İspata Elverişli Belgeler,
- Alacaklı İle Borçlu İlişkisi,
- Borç Miktarı,
- Borçlunun Mali Durumu,
- Hacze Kabil Mal Varlığın Bulunup Bulunmadığı
Yukarıda sayılan durumlara göre doğrudan icra takibi takibi açılabileceği gibi, yargılama yoluna da başvurulması mümkündür. Hatta borçlu ile alacaklı arasında ticari ilişkinin devam etme ihtimali varsa, arabuluculuk gibi alternatif uyuşmazlık yolları da değerlendirilmektedir.
İcra Takibi Yoluyla Alacağın Tahsili
İlamlı, ilamsız ve kambiyo senetlerine mahsus icra takibi olarak üç adet icra takibi yolu mevcuttur. Alacağın ispat edildiği belge, senetlere göre icra takip türü belirlenmektedir:
- İlamsız İcra Takibi: Alacağın bir sözleşme, fatura veya banka dekontuna dayanması halinde başvurulan yöntemdir.
- Kambiyo Senetlerine Mahsus İcra Takibi: Alacak bir senet, çek veya poliçe gibi kambiyo evrakına dayanması halinde başvurulmaktadır.
- İlamlı İcra: Bir mahkeme kararı veya arabuluculuk, tüketici hakem heyeti kararı gibi ilam niteliğinde belge olması halinde başlatılmaktadır.
Genellikle kambiyo senetleri mahsus ve ilamlı icra takiplerinde hızlı ve pratik sonuçlar vermektedir. Ancak, alacağın tahsilinde icra takibi başlatılması her zaman doğru bir seçim değildir.
Alacak bir sözleşme ve faturaya dayanması halinde ilamsız icra takibi açılacaktır. Borçlunun icra takibine itiraz edeceği açıkça belliyle doğrudan dava yoluna başvurulması daha reel bir seçimdir. Nitekim, borçlunun itirazından sonrasında da yine itirazın iptali veya itirazın kaldırılması dava yoluna başvurulacaktır. Konu hakkında detaylı bilgi için “İlamsız Takiplerde Ödeme Emri” adlı makalemizi inceleyebilirsiniz.
Dava Yoluyla Alacak Tahsili
Alacağın bir sözleşmeye, faturaya veya zamanaşımına uğramış olan kambiyo senedine dayanması halinde tercih edilen bir yoldur. Nitekim, benzer nitelikteki evraklar ilamsız icraya konu olmakta ve icra takibine itiraz edilmesi halinde dava yoluna başvurulması gerekmektedir.
Alacak Davası: Borçlunun borcunu ödememesi halinde, alacağın varlığının tespiti ve tahsili için mahkemede açılan genel bir dava türüdür. Taraflar arasındaki hukuki ilişki ticari, adi veya tüketici olmasına göre görevli ve yetkili mahkeme tayini yapılmaktadır.
İtirazın İptali Davası: İlamsız icra takibine borçlu tarafından haksız itiraz edilmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla açılan dava olup, esasen bir alacak davasıdır.
İtirazın Kaldırılması Davası: İcra hukuk mahkemesinde açılan, itirazın iptali ve alacak davasına nazaran daha hızlı karar verildiği yargılama türüdür. İİK m.68’de sayılan evrakların bulunması halinde açılmaktadır. Örneğin, karşı tarafın açıkça borcu ikrar ettiği bir borç tasfiye sözleşmesi olması.
Bu noktada unutulmaması gereken husus; ticari, tüketici ve kira alacağı gibi sulh hukuk mahkemesinde açılacak davalarda zorunlu dava şartı arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekmektedir. Doğrudan dava açılması halinde, dava şartı noksanlığından dava reddedilecektir.
Alternatif Uyuşmazlık Yollarıyla Alacağın Tahsili
Borçlu ile alacaklı arasında uzlaşma ihtimali olması, ticari ilişkinin devam etmesi gibi durumlarda icra veya takibi açmadan önce başvurulan yöntemdir. Özellikle senet veya ipotek ya da rehinle teminat altına alınmamış alacaklarda hızlı ve pratik sonuçlar vermektedir.
- Arabuluculuk: Zorunlu ve ihtiyari olarak ikiye ayrılmaktadır. Arabuluculuk sonucunda anlaşılması ve
- Tahkim: Arabuluculukta olduğu gibi zorunlu ve ihtiyari olarak başvurulması mümkündür. Tüketici uyuşmazlıklarda 2025 yılı için hukuki uyuşmazlık miktar 149.000,00 TL’nin altında olması halinde tüketici hakem heyetine başvurulması zorunludur. Yine, araç değer kaybı gibi gibi sigorta hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda Sigorta Tahkim Komisyonu’na sıklıkla başvurulmaktadır.
- Uzlaşma ve Protokol: Borçlu ile doğrudan iletişime geçilerek ödeme planı oluşturması ve borcun tasfiyesi mümkündür. Genellikle ticari ilişkileri devam eden veya ufak pürüzler sebebiyle sürecin tıkanması halinde başvurulmaktadır.
- İhtarname Gönderimi: Genellikle borçlu firmanın bir halka açık ortaklık gibi kurumsal firma olması halinde başvurulan yöntemdir. Aleyhine dava veya icra takibi açılması prestij kaybı yaratacak firmalar için çözüm vermektedir.
Alacak Tahsilinde Dikkate Alınması Gereken Hususlar
Her alacakta belli başlı dikkat edilmesi gereken hususlar bulunmaktadır. Bu durumlar başvurulacak hukuki yöntemlerini değiştirmektedir.
Zamanaşımı Süreleri
Genel zamanaşımı süresi 10 yıldır, ancak bazı özellikli durumlarda zamanaşımı süresi daha kısadır. Bu durumda alacak zamanaşımına uğramadan doğrudan icra veya dava yoluna başvurulması gerekmektedir.
10 yıldan kısa alacak haklarına örnek olarak:
- Kambiyo senetlerinin zamanaşımı süresi 3 yıldır ( Konu hakkında Kambiyo Senetlerinde Zamanaşımı Süresi adlı makalemizi inceleyebilirsiniz. )
-
- Cari hesap sözleşmesinde 5 yıldır ( Dikkat edilmesi hususlar ve örnek sözleşme metnine “Cari Hesap Sözleşmesi Örneği” adlı makalemizden ulaşabilirsiniz).
- Haksız fiil veya sebepsiz zenginleşme alacakları 2 yıldır.
Alacağa Uygulanacak Faiz Miktarları
Uygulamada uygulanacak faiz miktarlarının yanlış hesaplandığı çok sık rastlanılan bir durumdur. Özellikle internette yayınlanmış olan hesaplama araçları yanlış sonuçlar verebilmektedir. Dava aşamasında yanlış faiz hesaplaması kısmen davanın reddedilmesi ve vekalet ücretine hükmedilmesine sebebiyet verilmektedir.
Faiz hesaplarken taraflar arasındaki hukuki ilişkinin iyi tespit edilmesi gerekmektedir. Örneğin, taraflar tacir değilse TBK m. 88 ve m.120 hükümlerinde yer alan sınırlar dikkat edilmesi gerekmektedir. Taraflar tacir ise TTK m.8 uyarınca serbestçe belirleyebilirler.
Borçlunun İflas veya Konkordato İlan Etmesi
Hakkında iflas edilmiş borçlu hakkında iflas dosyası açılmaktadır. Alacağın artık söz konusu iflas dosyasına kayıt edilmesi ve takip edilmesi gerekmektedir. Aynı şekilde konkordato ilan eden alacaklılar hakkında, rehinli alacaklılar hariç, icra takibi yürütülmemektedir. Ancak, süreç içerisinde alacaklının birçok hakkı bulunmaktadır. Konu hakkında “Konkordato Süreçleri” adlı içeriğimizi inceleyebilirsiniz.
Borçlunun Mali Durumu ve Mal Kaçırma Riski
Alacaklı olduğunuz borçlu ekonomik zorluk içerisindeyse veya mal kaçırma ihtimali varsa ihtiyati haciz kararı alınması gerekmektedir. Ancak, her alacak için ihtiyati haciz kararına başvurulması mümkün değildir. Alacağın senet, çek gibi kambiyo evrakına veya İİK m.68’de belirtilen belgelerden birine dayanması gerekmektedir. “İhtiyati Haciz Nedir? İhtiyati Haciz Şartları” adlı içeriğimizden daha fazla bilgi edinebilirsiniz.
Adım Adım Bir Alacağın Tahsili Süreci Nasıl İşler?

Bir alacak tahsilinde, alacağın durumuna göre, uygulanacak prosedürleri değiştirmekle beraber, genel olarak aşağıdaki gibidir.
I. Adım: Alacağın ve Tarafların Hukuki İlişkinin Tespiti
İlk olarak alacağın neyle ve ne kadarlık kısmının ispat edilebildiği değerlendirilmektedir. Ayrıca alacağın bir ticari ilişkimi yoksa tüketici işlemi olduğuna bakılmaktadır. Nitekim uyuşmazlığın niteliğine göre;
- Görevli ve yetkili mahkeme,
- İşleyecek faiz oranı,
- Talep edilebilecek alacak miktarı değişkenlik göstermektedir.
II. Adım: Başvurulacak Hukuki Yolun Tespiti
Alacak bir senet veya çek ile garanti altına alınması halinde, hızlı ve pratik sonuç için ihtiyati hacze başvurulması mümkündür. Ancak, bir fatura veya sözleşme alacağı varsa, doğrudan icra takibi veya dava açılması mümkündür. Borçlunun zaten icra takibine itiraz edeceği çok açıksa, icra takibiyle zaman kaybedilmesine gerek yoktur. Bu gibi durumlar değerlendirilerek işlem yapılmaktadır.
III. Adım: Hukuki Süreçlerin Yönetimi ve Haciz İşlemleri
Alacağın varlığı mahkeme kararıyla tespit edilmesi veya kesinleşen bir icra takibinde, borçludan alacağın tahsiline geçilmektedir. İcra takibinde borçlunun aracı varsa, aracına yakalama kararı konulması, sürecin hızlı çözülmesine yardımcı olmaktadır. Haciz işlemleri en az masraf ve hızlı sonuca ulaşma amacına göre yapılmaktadır.
İcra takibinde borçlunun herhangi bir mal varlığı yoksa şu hususlar değerlendirilmektedir:
-
- Borçlu alacaklıdan mal kaçırmak kastıyla devir işlemleri yaptıysa tasarrufun iptali davası açılır,
- Borçlu muvazaalı olarak bir başkası üzerinden ticari hayatına devam ediyorsa istihaklı haciz uygulanır,
- Borçlunun alacaklı olduğu kişilere müzekkere gönderilir (Konu hakkında “Haciz İhbarnamesi (İİK m. 89) 3 Adımda Borçlu Olma İhtimali” içeriğimize göz atabilirsiniz).
IV. Adım: Alacağın Tahsili ve Dosya Kapanışı
Haciz işlemleri sonucunda mal varlığı satışı veya borçluyla anlaşma yoluyla alacak tahsil edilir ve dosya kapatılır.
Sonuç: İcra Hukuku Alanında Tecrübe Sahibi Avukatlardan Destek Alın!
Alacak tahsilinde başvurulacak birçok hukuki yol mevcuttur. Bu yollardan alacağın en hızlı ve pratik olarak tahsil edileceği yolun seçilmesi gerekmektedir.
Bir alacağın tahsili için ilk olarak; taraflar arasındaki hukuki ilişki, ispata elverişli belgeler, kanuni zorunluluklar, borçlunun mali durumu gibi hususlar değerlendirilmektedir. Değerlendirme sonucunda icra takibi, dava veya alternatif uyuşmazlık yollarından biri tercih edilmektedir.
Doğrudan icra takibi başlatılması bir alacağa kavuşulmasında her zaman doğru sonuç vermemektedir. Hukuk büromuz, uzun yıllar boyunca faktöring, banka ve ticari alacakların tahsilinde müvekkillerine hizmet sunmuştur. Doğru yöntem seçimiyle hızlı ve en az masrafla alacağınıza kavuşmanın yollarını aramaktayız. Alacaklılarınızın tahsili için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Alacağa hızlı bir şekilde kavuçmak için ihtiyati hacze başvurulması mümkündür. Ancak, alacak miktarının %15 ile 20’si arasında teminat şartı aranmaktadır. Bu masrafın karşılanmaması halinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu seçilmesi mümkündür. (Detaylı bilgi için “Kambiyo Senetlerinde Özgü Haciz Yoluyla” Takip adlı makalemizi inceleyebilirsiniz)
Alacak miktarına ve başvurulacak hukuki yola göre değişmekle birlikte dava ve icra takip masraflarıdır. Her alacağın durumuna göre ayrı hesaplanması gerekmektedir.
Alacağın bir kamu kurum veya kuruluş olması halinde ilk olarak, ilgili kuruma başvurma zorunluluğunun olup olmadığına bakılması gerekmektedir. Örneğin, vergi dairelerine yönelik vekalet ücreti alacaklarında ilk olarak ilgili vergi dairesine başvurma zorunluluğu vardır. Uygulamada da ilgili kamu kuruluşuna başvurulmakta ve ödenek beklenmektedir.
Uluslararası alacaklar genellikle bir sözleşmeye dayanmakta ve söz konusu sözleşmede tahkim şartı konulmaktadır. Uluslararası Uyuşmazlık Çözümü Merkezi (ICDR), Uluslararası Yatırım Anlaşmazlıkları Çözüm Merkezi (ICSID) veya Uluslararası Ticaret Odası (ICC) kuruluşlarında uyuşmazlığın çözümüne gidilmektedir.
Böyle bir durumda mahkemeden "ihtiyati haciz" veya "ihtiyati tedbir" kararı alınarak borçlunun malları üzerine haciz veya devredilemez şerhi konulması yoluna gidilmesi gerekmektedir.
İflas halinde alacak iflas masasına kaydedilmesi gerekmektedir. Bu süreç sonrasında iflas idaresinin vereceği kararlar ve müflisin mal varlıklarının tasfiyesi süreç takip edilmesi gerekmektedir. Tamamen tahsile bir kapalı yol değildir, borçlunun yeteri kadar mal varlığı olması halinde alacağın tahsili mümkündür.
Esas sözleşmede düzenlenen pay devri kısıtlamaları sözleşmesel bağlam olarak ifade edilmektedir. Örneğin, bir hayvancılık üzerine kurulmuş anonim şirkette bu alanda tecrübeli olan kişilerin ortak olabilmesi yönünde pay devri sınırlaması getirilebilir. Konu hakkında detaylı bilgi için “Anonim Şirketlerde Hisse Devri” adlı makalemizi inleyebilirsiniz.
Anonim şirket esas sözleşmesi hazırlarken neden avukat desteği alınmalı? Esas sözleşmenin hukuki karmaşıklığı, zorunlu ve isteğe bağlı hükümlerin doğru düzenlenmesi, olası hukuki risklerin tespiti ve sürecin eksiksiz yürütülmesi için uzman bir ticaret hukuku avukatından destek almak hayati önem taşır.
Avukata Sor
Sertifikalar
Referanslar
Hakkımızda
Şafak & Koparan Hukuk ve Danışmanlık Bürosu; yoğunlukla özel hukuk alanında faaliyet gösteren bir hukuk bürosudur. Büromuzun İstanbul’da Anadolu ve Avrupa yakası ile Adana’da hizmet noktaları bulunmaktadır.