Blog
Kullanım Ödüncü Sözleşmesi Nedir?
-
skhukuk
Kullanım ödüncü sözleşmesi, diğer adıyla ariyet sözleşmesi, karşılıksız olarak bir taşınır, taşınmaz veya bir hakkın ödünç verilmesidir. Türk Borçlar Kanunu (TBK) .379-385 hükümlerinde düzenlenmiş olup, ödünce konu mal varlığının niteliği ve kullanım amacına göre değişen sözleşmelerdir.
Kullanım Ödüncü Sözleşmesi Nedir?
Kullanım ödüncü sözleşmesi; ödünç verenin bir mal varlığını karşılıksız olarak kullanması için ödünç alana bıraktığı, ödünç alanın da kullandıktan sonra geri iade etmesini öngören sözleşmelerdir.
Kullanım ödüncü olarak teslim edilen mal varlığı; araç gibi taşınırlar, iş yeri gibi taşınmaz veya marka hakkı gibi gayri maddi mal varlığı olması mümkündür.
Ariyet sözleşmesinin temel amacı; teslim edilen malın nasıl kullanılacağı, iade şekli ve süresi şartlarını belirlemektedir.
Kullanım Ödüncü Sözleşmesi Özellikleri ve Hukuki Niteliği
Kullanım ödüncü sözleşmesi rıza bir sözleşmedir. Yani, tarafların karşılıksız olarak ödünç teslim edilen mal varlığı konusunda anlaşmaya varmış olmaları gerekir. Bununla birlikte hukukumuzda diğer sözleşmelerden ayıran özellikleri şu şekildedir.
Karışıksız (İvazsız Sözleşmedir.)
Kullanım ödüncü sözleşmesinin en temek özelliği karşılıksız olmaksındır. Belirli bir bedel karşılığında mal varıldığının teslim edilmesi halinde kullanım ödüncü sözleşmesinden bahsedilemez.
Belirli bir bedel karşılığında ürünün kullanılması halinde kira sözleşmesinden bahsedilmektedir.
Eksik Borç Yükleyen Sözleşmedir
Ödünç alan, ödünç aldığı ürün veya hak için belirli bir bedel ödememektedir. Ancak, sözleşme kapsamında herhangi bir borcu olmadığından bahsetmek mümkün değildir. Ödünç aldığı mal varlığını koruma, zamanında teslim etme, sözleşmeye uygun kullanma gibi sorumlulukları vardır. Bu sebeple eksik iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir.
Kullanım Yetkisinin Devri Yasağı
Bir mal varlığın veya hakkın birden fazla kişiye ödünç verilmesi mümkündür. Nitelim, TBK m.382 hükmünde, ödünç alanların müteselsil sorumluluğunu düzenlemiştir;
“Bir şeyi birlikte ödünç alanlar, ondan müteselsilen sorumlu olurlar”
Ancak, kullanım ödüncü sözleşmesinin, taraflar arasında bir kişiye bırakılması, sözleşmenin haklı nedenle fesih sebebi öngörülmüştür. Bu yapısıyla şahsa münhasır bir sözleşmedir. Nitekim, TBK m. TBK m.383/2 şu şekildedir;
“…başka bir kimseye verirse ya da önceden bilinmeyen bir durum yüzünden ödünç verenin ivedi gereksinimi ortaya çıkarsa, ödünç veren o şeyi daha önce geri isteyebilir.”
Kullanım Ödüncü Sözleşmesinin Şekil Şartı

Kullanım ödüncü sözleşmesinin herhangi bir şekil şartı yoktur. Ödünce konu mal varlığı araç veya taşınmaz olması fark etmeksizin, sözlü olarak kurulması mümkündür. Ancak, ispat ve tarafların hak ve yükümlülüklerin belirlenmesi için yazılı yapılması tavsiye edilir.
Kullanım Ödüncü Sözleşmesinde Süre ve İade Zamanı
Ariyet sözleşmesinde süre, taraflar arasında belirlenmesi mümkündür.
Taraflar arasında bir süre belirlenmemişse TBK m.383/1-2 hükmüne göre iade yükümlülüğü şu şekilde belirlenmiştir;
“Kullanma için belirli bir süre öngörülmemişse, ödünç alanın, ödünç konusunu sözleşme uyarınca kullanmış olmasıyla veya kullanabilecek kadar bir zaman geçmesiyle sözleşme sona erer.
Ödünç alan, ödünç konusunu sözleşmeye aykırı olarak kullanır, onu bozar veya kullanmak için başka bir kimseye verirse ya da önceden bilinmeyen bir durum yüzünden ödünç verenin ivedi gereksinimi ortaya çıkarsa, ödünç veren o şeyi daha önce geri isteyebilir.”
Taraflar arasında sözleşmede süre belirlenmemiş olması, ödünç alanında istediği vakit iade edeceği anlamına gelmemektedir. Kullanım ödüncü sözleşmesinde süre belirlenmemişse şu şartlar halinde geri iadesini alabilir:
- Kullanımın Tamamlanması: Sözleşmede belirtilen bir şekilde kullanımın tamamlanması.
- Makul Süre Geçmesi: Kullanmak için makul ölçüde zamanın geçmiş olması.
- Ürüne Zarar Verilmesi: Ödünç verilen şeyin sözleşmeye veya olağan hayat akışına aykırı bir şekilde kullanılması.
- Bir Başkasına Ürünün Verilmesi: Kullanım için bir başkasına teslim edilmesi.
- Acil Gereksinim: Ödünç verenin acil bir ihtiyacının doğmuş olması.
Tarafların Hak ve Yükümlülükleri
Kullanım ödüncü sözleşmesinin tarafları şu şekilde tanımlanmaktadır:
- Ödünç Veren: Sözleşme kapsamında ilgili ürünü veya hakkı kullanıma hazır hale getirmekle yükümlü kişidir. Ödünç verdiği mal veya hakkın maliki olması gerekmez. Ancak, ödünç verdiği şeyin kullanım hakkını üçüncü kişiye devretme hakkı olması gerekir.
- Ödünç Alan: Ariyet sözleşmesinde ödünç olarak kullanan kişidir. Gerçek veya tüzel ya da birden fazla kişi olması mümkündür.
Ödünç Verenin Borçları
Bir veya birden fazla ödün alan kişinin kanuni sorumlulukları şu şekildedir:
- Teslim Etme Borcu: Sözleşme kapsamında kullanılacak şeyi ödünç alana teslim etme yükümlülüğündedir. Örneğin bir taşınmaz için anahtarları teslim etmeli, marka için kullanım hakkı tanımalıdır.
- Olağanüstü Masraflara Katlanma Borcu: TBK m.381/2 uyarınca olağanüstü giderlerden ödünç veren sorumludur. Örneğin, bir araçta öncesinde öngörülmeyen mekanik arızalar.
Ödünç Alanın Borçları

Öncelikle belirtmek gerekir ki, ödünç alanın birden fazla kişi olması halinde müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. TBK m.382 açıkça müteselsil sorumluluğa yer vermiştir;
“Bir şeyi birlikte ödünç alanlar, ondan müteselsilen sorumlu olurlar.”
Kullanım ödüncü sözleşmesinde ödünç alanın kanuni sorumlulukları ise şu şekildedir:
- Sözleşme veya Niteliğe Uygun Kullanım Borcu: TBK m.380/1 hükmü şu şekildedir; “Ödünç alan, ödünç konusunu ancak sözleşmede kararlaştırılan şekilde, sözleşmede hüküm yoksa niteliğine veya özgülendiği amaca göre kullanabilir.” Ödünç alan sözleşmede belirtilenin dışında veya niteliğine aykırı bir şekilde teslim aldığı ürünü kullanamaz.
- Başkasına Kullandırmama Borcu: TBK m.380/2; “Ödünç alan, ödünç konusunu başkasına kullandıramaz.” şeklinde düzenlenmiştir. Ödünç alan, ödünç aldığı şeyi sadece kendisi kullanabilir.
- Olağan Masraflara Katlanma: Kullanıma bağlı ortaya çıkabilecek olağan masraf ve zararları ödünç alan ödemekle yükümlüdür.
- İade Borcu: Ödünç alan, ödünç aldığı şeyi kullanması veya kullanmasa dahi, kullanmak için makul süre geçmesi halinde, iade etmekle yükümlüdür.
- Bakım ve Gözetim Borcu: Ödünç alan, ödünç aldığı mala bir zarar vermemesi veya dikkatli kullanması gerekir. Aksi takdirde sözleşmenin derhal fesih sebebidir.
Kullanım Ödüncü Sözleşmesi Hangi Hallerde Sona Erer?
TBK m.383-385 arasındaki hükümler ariyet sözleşmesinin hangi hallerde sona ereceğini düzenlenmiştir. Genel olarak sözleşme ödünç alanın şeyin iadesi veya iade hakkının doğmasıyla belirlenmiştir. Kanunda belirtilen sona erme halleri şu şekildedir:
Sözleşme Süresinin Sona Ermesi
Taraflar arasında ödünç verilen mal varlığı veya hakkın, kullanımı için bir süre öngörülmesi mümkündür. Bu sürenin sona ermesiyle birlikte sözleşme sona ermekte ve ödünç alan iade yükümlülüğü altına girmektedir.
Makul Sürenin Geçmesi
Uygulamada her zaman taraflar arasında yazılı bir sözleşme akdedilmemekte ve bir süre öngörülmemektedir. Bu durumda iadenin ne zaman gerçekleşeceği TBK m.383/1 hükmünde belirtilmiştir. Ödünç alan, ödünç aldığı şeyin kullanımı için makul süre geçmişse, artık kullanmış sayılmaktadır. Bu şekilde, ödünç alanın, sözleşmede süre olmadığı cihetle, uzun süre ödünç aldığı şeyi elinde tutmasının önüne geçilmek istenmiştir.
Sözleşmenin İhlali veya Kanuna Aykırılık
Aşağıda belirtilen hallerde sözleşmenin ihlali veya kanuna aykırılık halinde, ödünç alanın derhal sözleşmesi fesih hakkı vardır:
- Sözleşmede belirtilen amaca aykırı kullanım
- Sözleşmede hüküm olmasa dahi, ödünç verilen şeyin niteliğine aykırı kullanım
- Ödünç alınan malın bozulması,
- Sözleşmede belirtilen kişilerden hariç bir başka kişiye kullandırılması
Ödünç Verenin Talebi veya Acil İhtiyacın Doğması
TBK m.384 hükmünde, kullanım ödüncü sözleşmesinde süre ve kullanım amacı belirlenmemişse, ödünç verenin istediği vakit ürünü geri iade isteyebileceğini düzenlemiştir;
“Ödünç konusu, kullanım süresi ve hangi amaçla kullanılacağı belirlenmeden verilmişse, ödünç veren onu dilediği zaman geri isteyebilir.”
Ayrıca, TBK m.383/2 hükmü, ödünç verenin acil ihtiyaçlarını koruma altına almış ve ödünç verdiği şeyi ivedi olarak geri isteme hakkı tanımıştır.
Ödünç Alanın Ölümü
TBK m.385; “Kullanım ödüncü sözleşmesi, ödünç alanın ölmesiyle kendiliğinden sona erer.” Şeklinde düzenlenmiştir. Ödünç alan ölmesiyle birlikte sözleşme kendiliğinden ortadan kalkar.
Kullanım Ödüncü Sözleşmesinden Kaynaklanan Hukuki İhtilaflar ve Emsal Kararlar

Kullanım ödüncü sözleşmeleri özellikle iade ve kullanım amacına aykırılık sebebiyle birçok davaya konu olmaktadır. Aşağıda örnek olay ve kararlara yer verilmiştir.
Bedelsiz Verildiğinin İspatı ve İade Sorumluluğu
Taraflar arasında akdedilen bir sözleşme yoksa, ürünün kendisine bedelsiz teslim edildiğinin ispat yükü davacıya aittir.
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ, E. 2026/311, K. 2026/418, T. 06.04.2026:
“iadesi talep edilen tıbbi yüksek osteotomi seti yönünden her nekadar bu mallar davacı tarafından davalıya satışı yapılan sarf malzemeleri ile birlikte kullanılebilecek nitelikte ise de mülkiyetinin davacıya ait olduğu, bu nedenle iade talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir… davalı tarafından yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı tarafından mükerrer fatura iddiası ile mülkiyeti davacıya ait olan dava konusu malların konsinye ve bedelsiz olarak davalıya verildiği yönündeki iddianın ispat edilememesine göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.”
Taşınmaz Kullanım Ödüncünde Sürenin Dolması ve Haksız İşgal (Ecrimisil)
Kullanım ödüncü süresi sona ermesinden sonra kullanım devam etmesi halinde, ödünç alan haksız iştigal durumuna düşer ve ecrimisil ödemekle yükümlüdür.
Yargıtay 1. HD 2023/505 E., 2024/457 K. T. 17.02.2025;
“…yine aralarında yapılan bu sözleşme gereğince 25.04.2020 tarihine kadar bu bağımsız bölümlerin kullanım hakları bedelsiz olarak davalı …’in tasarrufuna bırakıldığı… sözleşmede verilen süre sonuna kadar vefa hakkı kullanılmadığı takdirde taşınmazların tesliminin kararlaştırıldığı, bu süre sonuna kadar vefa hakkı kullanılmadığından süre sonunda kullanım ödüncü sözleşmesinin de bittiğinin kabul edildiği, bu tarihten sonra artık taşınmaz malikinin, davalıların taşınmazları kullanımına muvafakati olmadığı, davalıların taşınmazları kullanmasının kanundan ya da sözleşmeden kaynaklanan bir hakka dayanmadığı anlaşıldığından 25.04.2020 tarihi ile dava tarihi olan 25.10.2021 tarihi arasındaki dönem için davalıların haksız işgali nedeniyle, davacı … Bankasının ecrimisil bedeline hak kazandığı…”
Ödüncü ile Kira Sözleşmesi Ayrımı ve Görevli Mahkeme
Bir sözleşmede “ödünç kullanım sözleşmesi” ifadesi yer alsa dahi, sözleşme konusu malın (örneğin inşaat iskelesi) bir bedel karşılığında kullandırılması halinde, hukuki nitelikçe kullanım ödüncü değil “menkul kira sözleşmesi” söz konusu olur.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 4/1-a maddesi uyarınca, kira ilişkisinden doğan tüm alacak ve uyuşmazlık davalarında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.
T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ, E. 2024/1414, K. 2024/1712, T. 14.11.2024:
“…taraflar arasında düzenlenen 03/06/2022 tarihli sözleşmede ‘ödünç kullanım sözleşmesi’ yazmakta ise de, 6098 sayılı TBK’nın 379. maddesi gereği kullanım ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin bir şeyin karşılıksız olarak kullanılmasını ödünç alana bırakmayı ve ödünç alanın da o şeyi kullandıktan sonra geri vermeyi üstlendiği sözleşme olduğu, somut olayda ise davacı tarafından verilen iskeleler kapsamında davalıdan 6 aylık süre için ödeme talep edildiği, karşılık bulunması nedeni ile ödünç sözleşmesinden bahsedilemeyeceği, taraflar arasındaki ilişkinin kira hukukundan kaynaklandığı… Somut olayda, davacı ile davalı arasında imzalanan 03/06/2022 tarihli ödünç kullanım sözleşmesi başlıklı sözleşmenin bedeli karşılığında kullanımın davalıya bırakılması nedeniyle menkul kira sözleşmesi nedeni ile yapılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemi olduğundan uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesince değerlendirilip sonuçlandırılması gerekmektedir. HÜKÜM: … Samsun 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE…”
Kullanım Ödüncü Sözleşmesi Örneği
Kullanım ödüncü sözleşmesinin örneği olarak hazırlanan bu metin sadece bilgilendirme amaçlıdır. Ödünce konu mal varlığın niteliği, taraflar arasındaki anlaşmaya göze münhasır bir sözleşmenin hazırlanması gerekir. Bir sözleşme hukuku avukatından destek almanız önerilmektedir. Paylaşılan taslak metni doğrudan veya dolaylı olarak kullanılması halinde, hukuk büromuzun bir sorumluluğu bulunmamaktadır.
Sonuç
Kullanım ödüncü sözleşmeleri, her ne kadar ivazsız (bedelsiz) birer hukuki ilişki kursalar da taraflara borçlar hukuku kapsamında ciddi sorumluluklar yüklemektedir. Uygulamada, özellikle ödünç verilen malın hasara uğraması, üçüncü kişilere zarar vermesi veya süresinde iade edilmemesi gibi durumlarda taraflar arasında telafisi güç uyuşmazlıklar yaşanabilmektedir.
Bu nedenle, sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde kaleme alınacak sorumsuzluk kayıtlarının ve özel şartların, somut olayın niteliğine uygun şekilde, profesyonel bir bakış açısıyla hazırlanması hayati önem taşır.
Hak kayıplarının önüne geçilmesi ve sözleşme süreçlerinin mevzuata uygun şekilde yürütülmesi adına bir uzman desteği almak için Sözleşmeler Hukuku Avukatı sayfasını ziyaret edebilir ve profesyonel hukuki danışmanlık hizmetlerinden yararlanabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Hayır, ivazsızdır. Kullanım ödüncü sözleşmesinin (ariyet) en temel unsuru bedelsiz olmasıdır. Eğer taşınır veya taşınmaz bir malın kullanımı karşılığında bir ücret, kira veya menfaat kararlaştırılırsa, o ilişki artık kullanım ödüncü değil, kira sözleşmesi veya kendisine özgü başka bir sözleşme haline gelir.
Kanunen bir şekil şartı yoktur, sözlü de yapılabilir. Ancak hukuki uyuşmazlık çıktığında malın ödünç olarak verildiğini (örneğin karşı tarafın "bu mal bana hediye edildi" ya da "satın aldım" iddiasını çürütmek için) ispat etmek zorlaşır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yer alan parasal ispat sınırları nedeniyle, özellikle yüksek değerli taşınırlar ve taşınmazlar için sözleşmenin yazılı olarak yapılması hak kayıplarını önler
Uyuşmazlığın niteliğine göre değişir. * Eğer ödünç sözleşmesi ticari bir işten kaynaklanıyorsa (ticari dava niteliğindeyse) dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunludur.Ayrıca taşınmazların haksız işgali (ecrimisil) veya tahliyesi gibi talepler söz konusu olduğunda, güncel mevzuat uyarınca dava şartı olan arabuluculuk süreçlerinin tüketilmesi gerekebilir. Genel tüketici veya şahıslar arası basit ariyet ilişkilerinde ise doğrudan dava açılabilir.
Ödünç alan kişi süresi bitmesine rağmen malı iade etmiyorsa hukuken "haksız işgalci" (fuzuli şagil) konumuna düşer. Bu durumda taşınırlar için istihkak (iade) davası, taşınmazlar için ise el atmanın önlenmesi (müdahalenin men'i) ve ecrimisil (tazminat) davası açılmalıdır. Sürecin ihtarname aşamasından itibaren usulüne uygun yürütülmesi, davanın hızlı sonuçlanması için kritiktir.
Sözleşmeye mutlaka kesin bir bitiş tarihi, malın teslim anındaki eksiksiz durumunu gösteren bir tutanak ve süresinde iade edilmeme ihtimaline karşı yüksek bir cezai şart (gecikme tazminatı) maddesi eklenmelidir. Taşınmazlarda ise sözleşme metninin tahliye taahhüdü gibi ek hukuki mekanizmalarla desteklenmesi gerekir. argıtay kriterlerine uygun güvenli bir metin hazırlamak için Sözleşmeler Hukuku Avukatı kadromuzla iletişime geçerek profesyonel danışmanlık alabilirsiniz.
Uzmanlarımız bu alanı sürekli takip eder ve yeni bilgiler mevcut olduğunda makalelerimizi günceller.
- Roma Hukukunda Kullanım Ödüncü (Ariyet) Sözleşmesi (Commodatum) Erişim: 22-05-2026
- Ecrimisil Davalarında İntifadan Men Şartı Erişim: 22-05-2026
- İslam-Osmanlı Hukukunda Ariyet Sözleşmesi (Mehaz Kanunlardan Modern Borçlar Hukukuna) Erişim: 22-05-2026
Uzmanlarımız sağlık ve hukuk alanındaki gelişmeleri sürekli takip eder; yeni bilgiler mevcut olduğunda makalelerimizi günceller.
- Yazan
- Avukat Kaan Şafak
- Editör
- Avukat Kaan Şafak
- Tıbbi İnceleme
- Avukat Kaan Şafak
- Uzman İnceleme ✓
- Av. Kaan Şafak Marka Vekili, Avukat, Arabulucu 🏥 Şafak Koparan Hukuk Bürosu
- Redaksiyon
- Avukat Kaan Şafak
Son güncelleme: 22 Mayıs 2026
Avukata Sor
Sertifikalar
Referanslar
Hakkımızda
Şafak & Koparan Hukuk ve Danışmanlık Bürosu; yoğunlukla özel hukuk alanında faaliyet gösteren bir hukuk bürosudur. Büromuzun İstanbul’da Anadolu ve Avrupa yakası ile Adana’da hizmet noktaları bulunmaktadır.