Blog
Haciz İhbarnamesi (İİK m. 89) 3 Adımda Borçlu Olma İhtimali
-
skhukuk
Haciz ihbarnamesi, İcra ve İflas Kanunu’nun m.89 hükmünde düzenlenen, bir icra takibinde borçlunun üçüncü kişilerdeki hak, alacak veya taşınır eşyalarına uygulanan bir haciz türüdür. Uygulamada 89 1 haciz ihbarnamesi, birinci haciz ihbarnamesi gibi ifadelerde de kullanılmaktadır.
Haciz ihbarnamesi üçüncü kişiye gönderilen müzekkere yoluyla gerçekleştirilmektedir. Üçüncü kişinin müzekkereye cevap verip vermemesine bağlı olarak üç aşamalı süreç düzenlenmiştir;
- Birinci haciz ihbarnamesi (İİK m.89/1),
- İkinci haciz ihbarnamesi (İİK m.89/2),
- Üçüncü haciz ihbarnamesi (İİK m.89/3).
Üçüncü kişiye ilk olarak birinci haciz ihbarnamesi gönderilmektedir. Söz konusu ihbarnameye cevap verilmemesi halinde diğer ihbarnameler sırayla gönderilmektedir.
Haciz ihbarnamesine itiraz edilmemesi veya haksız itiraz edilmesinin belirli hukuki sonuçları vardır. Ayrıca, haksız olarak ihbarname gönderilmesi de alacaklı açısından hukuki sonuçlar doğurmaktadır.
Bu içeriğimizde İİK m.89 uygulanmasına, itiraz ve itirazın sonuçlarına, olası açılabilecek davalar hakkında detaylı bilgi verilenecektir.
Sizin için faydalı olması dileğiyle…
Birinci Haciz İhbarnamesi Nedir (İİK m.89/1)?
Bir icra takibinde borçlunun üçüncü kişilerdeki; hak, alacak veya taşınır malın haczi için gönderilen müzekkeredir. Müzekkerenin muhatabı, icra takibi borçlusu olmayan üçüncü kişidir. İİK m.89/1 hükmünde düzenlenmiş olması sebebiyle, 89/1 ihbarnamesi veya 89/1 olarak da ifade edilmektedir.
Birinci Haciz İhbarnamesi
İcra takip borçlusun üçüncü kişi nezdindeki;
- Alacak,
- Sair talep hakkı,
- Taşınır eşya haczedilebilir.
Üçüncü kişinin üzerine kayıtlı taşınmazların veya sicile kayıtlı araç, marka gibi mal varlıklarının haciz ihbarnamesiyle haczedilme imkânı yoktur.
Genellikle borçlu firmanın çalıştığı firmalara yönelik fatura alacağı veya bir sözleşmesel ilişkiden kaynaklanan alacaklar için gönderilmektedir.
Maddi değeri olan talep hakları ile altın, değerli taşlar gibi taşınır eşyaların da haczedilmesi mümkündür.
İleride Doğacak Alacakların Haczedilmesi Mümkün Müdür?
Borçlunun üçüncü kişilerdeki henüz doğmamış, ancak ileride doğabilecek alacakların haczi mümkündür. Bu hacze beklenen (müstakbel) alacağın haczi denilmektedir.
- Üçüncü kişideki gelecekte doğacak alacağın haczedilebilmesi için:
- Borçlu ile üçüncü kişi arasında bir hukuki ilişki olması,
- Söz konusu hukuki ilişkiden kaynaklı alacak olması,
- Alacağın cinsi ve miktarı belli olması gerekmektedir.
İleride doğabilecek alacağa örnek olarak: Bir müteahhitin borçlu ve devam eden arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi projesi olduğunu düşünelim. İcra takibi alacaklısı, müteahhitin projelerini üstlendiği arsa sahiplerine haciz ihbarnamesi göndermesi mümkündür. Alacaklı, müteahhitin söz konusu sözleşmeden kaynaklı alacaklarını haczedebilecektir.
Nitekim, T.C YARGITAY Hukuk Genel Kurulu Esas: 2017/ 12-369 Karar: 2019 / 130 Karar Tarihi: 12.02.2019 ;
“Müstakbel (beklenen) bir alacaktan bahsedebilmek için, bir hukuki ilişkinin mevcut olması, bu hukuki ilişkiden doğacak alacağın cinsinin ve borçlusunun belli olması yeterlidir. Buna karşılık takip borçlusu ile üçüncü kişi arasında (birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği anda) mevcut olan bir hukuki ilişkiye dayanmayan, sırf ümit ve ihtimale dayalı alacakları müstakbel alacak olarak nitelemek mümkün değildir (KURU, S.491,492).
Müstakbel (beklenen ya da doğacak) alacaklar için haciz ihbarnamesi gönderilebilmesi üçüncü kişi ile borçlu arasında süregelen bir hukuki ilişkinin varlığı ve bu ilişki nedeniyle borçluya ödenecek ve devamlılık gösteren bir alacağın bulunması gereklidir. İcra müdürü bu nitelikte bir müstakbel alacağın bulunduğu hallerde üçüncü kişiye İİK’nun 89. maddesine göre haciz ihbarnamesi gönderilmesi yönündeki istemi kabul eder. Bir hukuki ilişkiye dayanmayan müstakbel alacağın doğmuş alacaklarla birlikte haczi için haciz ihbarnamesi gönderildiği takdirde üçüncü kişinin haciz ihbarnamesinin doğacak alacak ile ilgili kısmının şikayet yolu ile icra mahkemesinde iptal ettirme hakkı bulunmaktadır.”
Birinci Haciz İhbarnamesine İtiraz Süresi Ne Kadardır?
Üçüncü kişiye ihbarname tebligat veya varsa e-tebligat yoluyla yapılmaktadır. Tebligatın ulaşmasından sonra 7 gün içerisinde itiraz etme hakkı mevcuttur. Süre hesaplamasında tebliğ edildiği gün dikkate alınmamaktadır. İtiraz sürenin son günü resmi tatil veya hafta sonuna denk gelmesi halimde, bir sonraki iş günü itiraz edilmesi mümkündür.
Birinci Haciz İhbarnamesine İtiraz Nasıl Yapılır?
Üçüncü kişiye ihbarname tebligat veya varsa e-tebligat yoluyla yapılmaktadır. Tebligatın ulaşmasından sonra 7 gün içerisinde itiraz etme hakkı mevcuttur.
Birinci haciz ihbarnamesine itiraz, müzekkereye gönderen icra müdürlüğüne sözlü veya yazılı olarak yapması mümkündür.
Üçüncü kişi, borçluyla olan ilişkisini asgari oranda açıklayıcı bir şekilde müzekkereye cevabı farklı senaryolara göre düzenlenmesi gerekmektedir.
Borçluyla herhangi bir hak ve alacak ilişkisi Halinde
Bu durumda üçüncü kişinin vereceği müzekkere cevabında taraflar arasında herhangi bir hak ve alacağı olmadığını belirtmesi yeterlidir. Başka bir açıklama yapılmasına gerek yoktur.
Borçlu ile Alacaklı Arasında Borç Alacak İlişkisi Olması Halinde
Bu durumca üçüncü kişinin borçluyla olan hak ve alacak ilişilişini asgari düzeyde açıklaması gerekmektedir. Örneğin, taraflar arasında bir cari hesap ilişkisi varsa bunun belirtilmesi gerekmektedir.
Üçüncü kişi mevcut ve ileride doğacak bir alacağın olup olmadığı ve varsa alacak cinsi ile miktarını icra dairesine bildirmesi gerekmektedir. Üçüncü kişinin müzekkere tebliğ edilmesinden sonra, borçlunun hak ve alacağını borçluya ödeme imkânı yoktur. Üçüncü kişinin artık icra dairesine hak, alacağı veya taşınır eşyayı icra dairesine vermesi gerekmektedir.
Taraflar arasında bir ticari veya sözleşmesel ilişkinin mevcut olması, ancak bu durumun sona ermesi halinde, üçüncü kişi, yine ilişkinin sona erdiğini ve alacağının kalmadığını beyan etmesi gerekmektedir. Burada yine asgari düzeyle taraflar arasındaki hak ve alacağa yönelik izahta bulunulması gerekmektedir.
Birinci Haciz İhbarnamesine İtiraz Edilmezse Ne Yapılır?
Üçüncü kişi tarafından 7 gün içerisinde ihbarnameye cevap verilmemesi halinde, borçlunun malı veya alacağı zimmetinde sayılır. Alacaklı vekilinin talebi üzerine, üçüncü şahsa ikinci bir haciz ihbarnamesi gönderilir.
İkinci Haciz İhbarnamesi (İİK m.89/2) Nedir?
Birinci haciz ihbarnamesine 7 günlük yasal süre içerisinde cevap verilmemesi halinde gönderilen ikinci bir ihbarnamedir. Ancak, ilk gönderilen ihbarnameye herhangi bir cevap verilmemesi gerekmektedir. Üçüncü kişinin eksik veya haksız cevap vermesinde bu ihbarnamenin gönderilmesine imkân yoktur.
İcra müdürlüğü tarafından resen 89/2 gönderilme imkanı yoktur. Alacaklının ilk ihbarnameye cevap verilmediği ve ikinci haciz ihbarnamesi gönderilmesi yönünde talep etmesi gerekmektedir.
İkinci haciz ihbarnamesinde, ilk gönderilen ihbarnameden farklı olarak;
- İlk gönderilen ihbarnameye itiraz edilmemesi sebebiyle borçluya ait alacak veya taşınır uhdesinde sayıldığı,
- Birinci ihbarnamenin tebliğ tarihi belirtilir.
89/1 için ifade ettiğimiz itiraz süresi, burada da geçerlidir. Üçüncü kişi, ikinci haciz ihbarnamesine 7 günlük yasal süre içerisinde icra dairesine itiraz etmesi mümkündür.
Üçüncü Haciz İhbarnamesi (İİK m.89/2) Nedir?
Üçüncü kişinin birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine herhangi bir cevap verilmemesi halinde son gönderilen ihbarnamedir. Artık burada üçüncü kişinin 7 günlük itiraz etme süresi mevcut değildir.
Üçüncü kişi, ihbarnamenin kendisine tebliğ edildiği günden itibaren 15 gün içerisinde menfi tespit davası açması gerekmektedir. Öncesinde gönderilen birinci ve ikinci haciz ihbarnamesine itiraz edilmemesi sebebiyle ispat yükü üçüncü kişidedir. Üçüncü kişi, açacağı menfi tespit davasında, borçlunun kendisinden bir alacağı, talep hakkı veya taşınır eşyası olmadığını ispat etmesi gerekmektedir.
İkinci haciz ihbarnamesinde de olduğu gibi, icra müdürlüğü resen bu ihbarnameyi gönderememektedir. Alacaklının bu yönde icra müdürlüğünde talepte bulunması gerekmektedir
Üçüncü Haciz İhbarnamesi Karşı Dava Açılmaması Halinde Ne Olur?
Üçüncü haciz ihbarnamesine yönelik 15 günlük menfi tespit hak düşürücü süredir. Bu süre zarfında menfi tespit davası açmayan üçüncü kişi icra takip dosyasına borçlu olarak eklenmektedir. Bu durumda üçüncü kişi, icra takip borçlusu gibi, dosya borçlusu haline gelir ve hakkında haciz işlemleri uygulanması mümkündür.
İİK m.89/5;” Üçüncü şahıs, kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde haciz ihbarnamesine itiraz etmediği takdirde 65 inci madde hükmü uygulanır.” Şeklinde düzenlenmiştir.
İİK m.65 hükmü, bir borçlunun kusuru olmaksızın borca itiraz edememesi sebebiyle gecikmiş itiraz yolunu düzenlenmiştir. Haciz ihbarnamesine itiraz edemeyen üçüncü kişi, itiraz edememe sebebinin ortadan kalmasından itibaren 3 gün içinde gecikmiş itirazını yapması gerekmektedir.
İİK m.89/6 “Herhâlde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir. “Şeklinde düzenlenmiştir. Ayrıca, üçüncü kişi itiraz süreleri kaçırması sebebiyle dosya borcunu ödemek zorunda kalması halinde, ödediği paranın veya malın iadesini talep etmesi mümkündür. Ancak, burada alacaklının kötü niyetli olması gerekmektedir. Örneğin, alacaklı borçlu ile üçüncü kişi arasında hak ve alacak ilişkisi olmadığını biliyor olmasına rağmen haciz ihbarnamesi göndermesidir.
Haksız Olarak Haciz İhbarnamesine İtiraz Edilmesi
Üçüncü kişi, borçlu ile hak ve alacak ilişkisi olmasına rağmen, gerçeğe aykırı beyan vermesi haksız itiraz olarak nitelendirilir. Haksız itiraz halinde hem cezai hem de hukuki sorumluluk mevcuttur.
İİK m.338/1 hükmü;” Bu Kanuna göre istenen beyanı, hakikate aykırı surette yapan kimse, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” Şeklinde düzenlenmiştir.
Alacaklı, haksız olarak ihbarnameye itiraz eden üçüncü kişinin hem cezalandırılması hem de tazminat ödemesi için şikâyette bulunabilir. Şikâyet, icra müdürlüğünün bulunduğu icra ceza mahkemesine yapılmaktadır.
Hükmedilecek olan tazminat miktarı icra takip dosya borcu kadar olabilmektedir.
Sonuç
İİK m.89 hükmü; bir icra takibi borçlusunun üçüncü kişilerdeki hak, alacak ve taşınır eşyalarına haciz imkânı getirmiştir. Bu haciz, icra takip dosyasının tarafları dışındaki üçüncü kişilere müzekkere yoluyla yapılmaktadır.
İİK m.89 hükmü üç aşamalı bir süreç düzenlemiştir. İlk olarak birinci haciz ihbarnamesi gönderilmektedir. İhbarnameyi tebliğ alan üçüncü kişi, 7 gün içerisinde, ihbarnameyi göndere icra dairesine cevap verme zorunluluğu vardır.
Üçüncü kişinin icra dosyasına cevabı asgari düzeyde açıklayıcı bir biçimde olması gerekmektedir. Üçüncü kişinin borçluyla herhangi bir hak ve alacak ilişkisi olmaması halinde, bu durumu belirtmesi yeterlidir. Ancak, üçüncü kişiyle borçlu arasında bir borç alacak ilişkisi olması halinde, bu durumun izah edilmesi gerekmektedir.
Üçüncü kişi nezdinde borçlunun bir alacağı varsa, artık bu alacağın borçluya ödenme imkânı yoktur. Söz konusu alacak, hak veya taşınır eşyanın icra müdürlüğüne verilmesi gerekmektedir. Taşınır eşyanın teslim edilme imkanı yoksa, söz konusu eşyanın değerinin icra müdürlüğüne ödenmesi gerekmektedir.
Üçüncü kişi tarafından birinci haciz ihbarnamesine 7 günlük yasal süre içerisinde cevap verilmemesi halinde ikinci haciz ihbarnamesi gönderilmektedir. İkinci haciz ihbarnamesine de 7 günlük cevap süresi mevcuttur.
İkinci haciz ihbarnamesine de cevap verilmemesi halinde bu sefer üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilmektedir. Ancak, üçüncü haciz ihbarnamesine 7 günlük süre içerisinde cevap verilmemekte, 15 gün içerisinde menfi tespit davası açılması gerekmektedir.
Görüleceği üzere, üçüncü kişi tarafından 7 günlük sürelerde cevap verilmemesi halinde 15 günlük bir dava açma yükümlülüğü getirilmiştir. Ayrıca, üçüncü kişi borçluyla bir hak ve alacak ilişkisi olmadığını ispat yükümlülüğü altına girmiştir.
İhbarnamelere cevap verilmemesi ve menfi tespit davası açılmaması halinde, üçüncü kişi dosya borçlusu haline gelmektedir. Borçlu hakkında uygulanan hacizler, üçüncü kişi adına da uygulanması mümkündür.
İhbarname tebliğ edilen kişi dosya borcunu ödemek zorunda kalırsa, alacaklı veya borçlunun kötü niyetli olması halinde, ödenen paranın geri iadesi için dava açılması mümkündür.
Haciz ihbarnamesine gerçeğe aykırı beyan verilmesi hem cezai hem de hukuki yaptırımlara tabi tutulmuştur. Alacaklı taraf, icra ceza mahkemesinde hem tazminat hem de cezalandırma talebi bulunma hakkına sahiptir.
Sık Sorulan Sorular
Genellikle borçlu ile ticari veya sözleşmesel ilişkisi olan kişilere gönderilmektedir. Örneğin borçlunun devamlı mal satışı yaptığı firmalara gönderilmektedir. Ancak, uygulamada bazen borçlu tarafı psikolojik amaçla baskı altına almak için aile bireylerine de gönderildiği görülmektedir.
İhbarnameyi tebliğ eden icra müdürlüğüne ithafen yazılı bir dilekçeyle yapılması mümkündür. Dilekçede; cevap veren, borçlu ile alacaklı ile dosya bilgilerini belirterek yapılmaktadır.
Böyle bir durumda, asgari düzeyde taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi açıklayarak icra müdürlüğüne cevap verilmelidir. Söz konusu çek ve senetlerin vadesi geldiğinde ödeme icra müdürlüğüne yapılması gerekmektedir.
Haciz ihbarnamesi tebliğ tarihi itibariyle mevcut veya müstakbel alacak olması halinde söz konusu hak veya alacak haczedilmiş olmaktadır. Bu durumda borçlunun tasarruf yetkisi ortadan kalkar ve başka bir üçüncü kişiye temlik edilme imkânı yoktur.
Avukata Sor
Sertifikalar
Referanslar
Hakkımızda
Şafak & Koparan Hukuk ve Danışmanlık Bürosu; yoğunlukla özel hukuk alanında faaliyet gösteren bir hukuk bürosudur. Büromuzun İstanbul’da Anadolu ve Avrupa yakası ile Adana’da hizmet noktaları bulunmaktadır.