Blog
Sebepsiz Zenginleşme Davası (TMK m.77)
-
skhukuk
Sebepsiz zenginleşme, bir kişinin mal varlığından veya emeğinden bir başkasının sebepsiz yere zenginleşmesini ifade eder. Kısacası bir kişinin sebepsiz yere zenginleşirken, diğer tarafın fakirleşmesidir.
Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.77’de düzenlenen sebepsiz zenginleşme davası; geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanarak zenginleşen miktarın iadesini içermektedir. Zenginleşme tarihinden 2 yıl, her halükarda 10 yıl içerisinde davanın açılması gerekir.
Bu içerikte, sebepsiz zenginleşme şartları, nasıl ispat edileceği ve yargılama usulü hakkında detaylı bilgi verilecektir.
Sebepsiz Zenginleşme Nedir?
Sebepsiz zenginleşme, hukuken geçerli bir sebep olmaksızın bir kişinin mal varlığında artış yaşanmasını ifade eder. TBK m.77’de düzenlenmiş olup, sebepsiz yere zenginleşen için borç doğuran işlemdir. Sebepsiz zenginleşen tarafın zenginleştiği miktarı iade etmekle yükümlüdür. Örneğin, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin geçersiz sayılması halinde, taraflardan birinin gönderdiği para sebepsiz kalmaktadır.
Sebepsiz Zenginleşme Şartları Nelerdir?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/157 E. , 2021/672 K. Sayılı kararında sebepsiz zenginleşme şartlarını şu şekilde özetlemiştir:
“…sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun illiyet bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir haklı sebebe dayalı olmaması gerekmektedir.”
YHGK kararı uyarınca da sebepsiz zenginleşme şartları şu şekildedir:
- Zenginleşme: Taraflardan birinin mal varlığında bir artış olması gerektedir.
- Fakirleşme: Taraflardan birinin emek veya mal varlığında bir fakirleşme meydana gelmelidir.
- Nedensellik Bağı: Zenginleşme ile fakirleşme bağı arasında nedensellik bağı olması gerekir.
- Hukuken Geçerli Sebep Olmaması: Taraflardan birinin zenginleşmesi hukuken geçerli sebebe dayanmaması gerekir.
Sebepsiz Zenginleşme Örnekleri
Hukuken bir hakkın yerine getirilmesi için dava türünün doğru nitelendirilmesi son derece önemlidir. Bu sebeple, hangi hallerin sebepsiz zenginleşme teşkil edeceğinin tespiti önemlidir. Bunun için taraflar arasındaki zenginleşmenin hukuken geçerli olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.
Hukuken bir hakkın yerine getirilmesi için dava türünün doğru nitelendirilmesi son derece önemlidir. Uygulamada en sık rastlanılan sebepsiz zenginleşme örnekleri şu şekildedir:
- Geçersiz Sözleşme: Örneğin, noterde yapılmayan bir “taşınmaz satış vaadi” geçersizdir. Bu sözleşmeye güvenerek araç bedelinin veya aracın iadesi sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanır.
- Sözleşmede Dönme: Başlangıçtan beri sözleşmenin hiç yapılmamış sayılması durumunda tarafların birbirine kazandırmaları sebepsiz kalır.
- İfa Edilmemiş Sözleşmeler: Sözleşme kurulacağı cihetle yapılan ödemeler geri iadeye tabidir.
- Yanlışlıkla Yapılan Ödemeler: Banka havalesi yaparken IBAN numarasının yanlış girilmesi sonucu paranın hiç tanınmayan birine gönderilmesi.
Sebepsiz Zenginleşme Sayılmayan Haller
Aşağıdaki hallerin varlığı halinde sebepsiz zenginleşme davasının açılması mümkün değildir:
- Zamanaşımına uğramış borçların ödenmesi,
- Ahlaki ödevin yerine getirilmesi sebebiyle yapılan kazandırmalar,
- Hukuka ve ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla verilen şeyin geri iadesi.
Sebepsiz Zenginleşme Davası Nedir?
Sebepsiz zenginleşme davası, hukuken geçerli bir sebep olmaksızın zenginleşen taraftan, zenginleşen miktar kadar iadesini içeren davadır.
Sebepsiz Zenginleşme Nasıl İspat Edilir?
Sebepsiz zenginleşme davasında ispat yükü ilk olarak davacı taraftadır. Davacı taraf, karşı tarafın mal varlığında azalma ve karşı tarafın da bir zenginleşme olduğunu ispat etmelidir.
- Zenginleşmeye konu bir para ise, paranın karşı tarafa geçtiğine dair banka dekontları, makbuz veya çek sureti gibi deliller sunulmalıdır.
- Dava konusu bir mal varlığı ise, malın karşı tarafa teslim edildiği; irsaliye, ticari defter veya kayıtlar veya fiziki olarak yapılacak delil tespiti gibi unsurlarla tespit edilmesi mümkündür.
Kendisine ödeme yapılan veya mal teslim edilen kişi, bunun hukuken geçerli bir sebebe dayandığını iddia etmesi halinde, ispat yükü davalı tarafa geçmektedir. Örneğin, davalı taraf borç amaçlı paranın gönderildiğini iddia etmesi halinde, borç-alacak ilişkisini ispatlaması gerekmektedir.
Banka dekontunda yazılan açıklama, taraflar arasındaki ilişki gibi birçok husus ispat yükünü etkilemektedir. Bu sebeple profesyonel bir hukuki görüş almanız önerilir.
Sebepsiz Zenginleşme Zamanaşımı Süresi
Sebepsiz zenginleşme zamanaşımı süresi TBK m.82’de; kazandırmanın sebepsiz olduğunun öğrenmesinden itibaren 2 yıl, her halükârda 10 yıl olarak belirlenmiştir. Buna göre; karşı tarafa yapılan ödemeyi geri isteme hakkı olduğunu öğrenme tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde dava açılması gerekmektedir. Bu süre her halükârda 10 yılı geçmemesi gerekmektedir. Karşı tarafa yapılan ödeme, bir zamanaşımına uğramış alacağa ilişkin olması halinde, geri iade talep edilememektedir.
Sebepsiz Zenginleşme Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Sebepsiz zenginleşme davasında görevli mahkeme, genel yetkili olan Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Ancak, taraflar tacir ve ticari işletmesini ilgilendiren bir konu olması halinde, Asliye Ticaret Mahkemeleri görevlidir. Aynı şekilde, bir tüketici işlemi olması halinde, Tüketici Mahkemelerinde dava açılması gerekmektedir. Görevli mahkemede belirleyici husus, tarafların hukuki durumudur. Sebepsiz zenginleşme davasında yetkili mahkeme ise, davalı tarafın yerleşim yerindeki mahkemelerdir.
Sebepsiz Zenginleşme Davasında Arabuluculuk Zorunlu Mu?
Genel yetkili Asliye Hukuk Mahkemelerinde dava açılmak istenilmesi halinde, arabuluculuğa başvurmak zorunlu değildir. Ancak, ticaret, iş veya tüketici mahkemelerini ilgilendiren bir sebepsiz zenginleşme olması halinde, ilk önce arabuluculuğa başvurulmalıdır.
Sebepsiz Zenginleşmede Faiz Başlangıcı ve Türü Nedir?
Sebepsiz zenginleşmede faiz başlangıcının tespitinde kişinin iyi niyetli olup olmadığına göre ikili bir ayrıma gidilmektedir. Kişi sebepsiz zenginleştiği biliyorsa, zenginleştiği tarihten itibaren faiz işlemektedir. Ancak, sebepsiz zenginleşen iyi niyetliyse, faiz başlangıcı gibi temerrüde düşürülmesi gerekmektedir. Bu temerrüde düşürme; ihtarname, dava veya icra takibi açılmasıyla mümkündür.
Nitekim, Yargıtay 19. HD. 2015/15866 E., 2016/7513 K., 26.4.2016 tarihli kararı şu şekildedir;
“Nedensiz zenginleşmede, 6098 sayılı TBK’nın 117/2. maddesi uyarınca, sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olmaması halinde haksız iktisap tarihinden itibaren temerrüt faizi istenebilir ise de, somut olayda, sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan alacağın tahsili kapsamında talep edilen bedele borçlunun bir ihtar ile temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren faiz istenebilir.”
Nedensiz zenginleşmede de istenilebilecek faiz türü temerrüt faizidir. Tarafların tacir olması halinde bu faiz ticari temerrüt faizi olarak, daha fazla talep edilmesi mümkündür.
Sebepsiz Zenginleşenin Geri Verme Yükümlülüğü
Sebepsiz zenginleşme yükümlülüğü bir para ise, zenginleşen kişinin iyi niyetli olup olmadığına bakılmaksızın tamamını iadeyle yükümlüdür. Ancak, iadeye konu bir mal ise, TBK m.79 uyarınca zenginleşen kişinin iyi niyetli olup olmadığına göre değişmektedir:
- İyi Niyetli Zenginleşmeler: Bu durumda malın elde kalanı kadar iade yükümlülüğü doğar.
- Kötü Niyetli Zenginlemeler: Zenginleşen kişi, sebepsiz yere zenginleştiğini biliyorsa, malın tamamını veya bedeli iadeyle yükümlüdür.
Sebepsiz Zenginleşen Kişinin Hakları
Sebepsiz zenginleşme kapsamında iadeye konu bir mal varlığı ve mal varlığına bazı masraflar yapılmış olması mümkündür. Bu masrafların lüks masraflar olması halinde, iade eden tarafın talep etmesi mümkün değildir. İadeye tabi mala eklenen parça veya eklenti, mala zarar verilmeden sökülüyorsa, sahibine iade edilir.
Zorunlu ve yararlı giderler TBK m.80’de zenginleşen kişinin iyi niyetli olup olmamasına göre değişmektedir:
- İyi Niyetli Zenginleşen: Zorunlu ve yararlı giderler talep edilebilir. Örneğin, bir baskı makinesinin rutin bakımları ve daha iyi çalışması için yapılan masraflar.
- Kötü Niyetli Zenginleşen: Zorunlu ve yararlı giderlerin yapılması sebebiyle, iade edilen malda meydana gelen değer artışı talep edilebilir.
Sebepsiz Zenginleşme Davası İle Karıştırılan Dava Türleri
Hukukumuzda açılacak davalarda her talebin aynı anda ileri sürülmesi mümkün değildir. Sebepsiz zenginleşme davasının temeli geçerli bir hukuki sebebe dayanmamasıdır. Ancak, taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisi bir sebebe dayanması halinde, bu davanın açılması mümkün değildir. Uygulamada TBK m.77’de düzenlenen sebepsiz zenginleşme davasıyla en çok karıştırılan dava türleri şunlardır:
Uygulamada TBK m.77’de düzenlenen sebepsiz zenginleşme davasıyla en çok karıştırılan dava türleri şunlardır:
- Borcun İadesi Davası: ir borç-alacak ilişkisinin varlığı halinde, TBK m.386 uyarınca tüketim ödünç sözleşmesi uyarınca dava açılmalıdır. Borcun iadesi için süre belirlenmemişe, TBK m.392 uyarınca en az 6 haftalık süre verilmelidir. Borcun iadesi için sebepsiz zenginleşme davası açılması halinde, dava reddedilecektir.
- Haksız Fiil Davası: Haksız fiil TBK m.49’da düzenlenmiştir. Kişinin kusurlu davranışından kaynaklı uğranılan zararlardan dolayı haksız fiil sorumluluğundan dava açılmalıdır.
- Sözleşmeye Dayalı Alacak Davası: Taraflar arasında hukuken geçerli bir sözleşme olması ve sözleşmeye aykırılık halinde TBK m.125 uyarınca dava açılır.
Sonuç
Sebepsiz zenginleşmeden bahsedebilmek için; hukuken geçerli bir sebep olmaksızın bir tarafın fakirleşirken, diğer tarafın zenginleşmesi gerekmektedir. Bu durumda fakirleşen taraf, TBK m.77 fakirleştiği para miktarını veya mal varlığını geri isteme hakkına sahiptir.
Sebepsiz zenginleşme davasında ispat yükü davası taraftadır. Banka dekontları, ticari defter ve kayıtlar, mail yazışmaları gibi birçok delilin kullanılması mümkündür. Davalı taraf, borç iadesi gibi, bir sebebe dayalı olarak zenginleştiği iddia etmesi halinde, bunu ispat etmesi gerekmektedir.
Sebepsiz zenginleşme davaları, haksız fiil ve sözleşmeye aykırılık davalarıyla çok sık karıştırılır. Yanlış hukuki sebeple dava açmak, davanın esastan reddedilmesine ve yüksek vekalet ücretleri ödemenize neden olabilir. Ayrıca ispat yükünün kime ait olduğu ve sürelerin takibi uzmanlık gerektirir.
Sıkça Sorulan Sorular
Sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak dava veya icra takibi başlatılması için ihtar şart değildir. Ancak, iyi niyetli sebepsiz zenginleşen kişiden faiz talep edebilmek için temerrüde düşürmek şarttır. Bunun için ihtarname gönderilmesi mümkündür.
Geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayalı yapılan bir kazandırma olması gerekmektedir. Örneğin, noter aracılığıyla yapılmayan araç satış sözleşmesine istinaden yapılan ödeme buna örnektir.
Yargıtay uygulamasına göre, açıklamasız gönderilen para "mevcut bir borcun ödendiğine" karine teşkil eder. Bu durumda parayı gönderen, borcu olmadığını ispatlamak zorundadır. Bu, davanın en kritik noktalarından biridir.
İadesi talep edilen para veya malın değerine göre nispi dava harcı hesaplanmaktadır. 2026 yılı tarifelerine göre harçlar ve gider avansı toplamı, talep edilen tutarın belirli bir yüzdesi (yaklaşık %2-3 civarı başlangıç masrafı) olarak hesaplanabilir.
Davanın sonuçlanma süresi; mahkemenin iş yüküne, delillerin toplanma hızına ve bilirkişi incelemelerine bağlı olarak değişkenlik gösterir. Ortalama olarak ilk derece mahkemelerinde süreç 12 ila 18 ay arasında sürmektedir.
Avukata Sor
Sertifikalar
Referanslar
Hakkımızda
Şafak & Koparan Hukuk ve Danışmanlık Bürosu; yoğunlukla özel hukuk alanında faaliyet gösteren bir hukuk bürosudur. Büromuzun İstanbul’da Anadolu ve Avrupa yakası ile Adana’da hizmet noktaları bulunmaktadır.