Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu Kararlarının Geçerliliği

 

  1. A.Ş.’DE YÖNETİM KURULU
  2. Yönetim Kurulunun Tanımı, Görev ve Yetkileri

Türk Ticaret Kanunu’nun 359-39. Maddeleri arasında düzenlenmiş olan yönetim kurulu; anonim şirketin, esas sözleşmeyle atanmış veya genel kurul tarafından seçilmiş, bir veya daha fazla kişiden oluşan zorunlu bir organdır.

TTK m. 374 uyarınca yönetim kurulunun görevi; kanun ve esas sözleşme uyarınca genel kurulun yetkisinde bırakılmış bulunanlar dışında, şirketin işletme konusunun gerçekleştirilmesi için gerekli olan her çeşit iş ve işlemler hakkında karar alma, düzeni sağlamak yönetim kurulunun görev ve yetkilerindendir.

Yönetim kurulu görev ve yetkilerini kanun ve esas sözleşmeden alır ve kural olarak şirket konusuna girsin veya girmesin şirketi ilgilendiren her türlü işlemi yapabilir. Yönetim kurulunun devir ve feragat edilemeyeceği ve kendisinden alınamaz nitelikte görev ve yetkileri vardır. Bu görev ve yetkiler, kanunda açık olarak düzenlenmiştir

MADDE 375- (1) Yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri şunlardır:

  1. a) Şirketin üst düzeyde yönetimi ve bunlarla ilgili talimatların verilmesi.
    b) Şirket yönetim teşkilatının belirlenmesi.
  2. c) Muhasebe, finans denetimi ve şirketin yönetiminin gerektirdiği ölçüde, finansal planlama için gerekli düzenin kurulması.
  3. d) Müdürlerin ve aynı işleve sahip kişiler ile imza yetkisini haiz bulunanların atanmaları ve görevden alınmaları.
  4. e) Yönetimle görevli kişilerin, özellikle kanunlara, esas sözleşmeye, iç yönergelere ve yönetim kurulunun yazılı talimatlarına uygun hareket edip etmediklerinin üst gözetimi.
  5. f) Pay, yönetim kurulu karar ve genel kurul toplantı ve müzakere defterlerinin tutulması, yıllık faaliyet raporunun ve kurumsal yönetim açıklamasının düzenlenmesi ve genel kurula sunulması, genel kurul toplantılarının hazırlanması ve genel kurul kararlarının yürütülmesi.
  6. g) Borca bataklık durumunun varlığında mahkemeye bildirimde bulunulması.

TTK 375. Maddenin lafzından da anlaşılacağı üzere, ilgili hükümde belirtilen yönetim kurulunun anonim şirketlerde düzeni sağlamak, temsil etmek gibi görev ve yetkileri devredilemez niteliktedir.

  1. Yönetim Kurulu İç Yönerge

Yönetim kurulunun; düzen sağlama ödevini, anonim şirketinin genel işleyişini koordine edebilmesi ve görevlerini yerine getirdiğini kanıtlayabilmesi için, düzeni sağlamak üzere oluşturulan prensiplerin yazılı şekilde, bir yönetmelikte kaleme alınmış olması gerekmektedir. Söz bahsi hususlar için anonim şirketlerde “iç yönerge” (örgüt teşkilatlanma yönetmeliği) hazırlanması zaruri bir durumdur.

İç yönergenin hukuki niteliğine ilişkin; TTK m. 367, 375 ve 419 maddelerinde ve “Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmelik” hükümlerinin iç yönerge Başlığını taşıyan 4. Bölümünde, İç yönergeye ilişkin esaslara yer vermiştir.

Söz bahsi yönetmeliğin 41. Maddesine göre iç yönergede bulunması gereken asgari unsurlar;

  • Toplantı tutanağının düzenlenmesi,
  • Toplantı sonunda yapılacak işlemler,
  • Toplantı yerine giriş ve toplantının açılması,
  • Toplantı başkanlığının oluşturulması,
  • Toplantı başkanlığının görev ve yetkileri,
  • Gündemin görüşülmesine geçilmeden önce yapılacak işlemler ve gündem,
  • Toplantıda söz alma ve oy kullanma usulüdür.

Ayrıca ilgili yönetmeliğin 40. Maddesine göre; İç yönerge, Kanunun izin verdiği durumlar dışında, ortakların genel kurula katılma, oy kullanma, dava açma, bilgi alma, inceleme ve denetleme gibi vazgeçilemez nitelikteki haklarını, toplantı başkanlığının Kanundan kaynaklanan görev ve yetkilerini sınırlandıran veya ortadan kaldıran hükümler içeremez. Özel kanunlara tabi şirketler, iç yönergenin hazırlanmasında, bu Yönetmelikte belirtilen hususların yanında, tabi oldukları özel mevzuat hükümlerini de dikkate almak zorundadırlar. Yönetim kurulu, iç yönergeyi Kanun ve bu Yönetmelik hükümleri ile Ek-5’teki örneğe uygun olarak hazırlar ve genel kurulun onayından sonra yürürlüğe koyar. İç yönerge, genel kurulun onay tarihinden itibaren on beş gün içinde ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir. Ayrıca; internet sitesi açmakla yükümlü olan şirketlerce, ilan tarihini izleyen beş gün içerisinde internet sitesinde de yayımlanır. İç yönergede yapılacak değişikliklerde de aynı usul izlenir.

TTK m. 367 gereğince; iç yönergenin şirketin yönetimini düzenlediği, bunun için gerekli olan görevleri tanımlayacağı, yerlerini göstereceği özellikle kimin kime bağlı ve bilgi sunmakla yükümlü olduğunun belirlenecektir.

İç yönergenin TGS’de ilan ce tescil edilmesine gerek yoktur. Ancak, şirket alacakları, korunmaya değer menfaatlerini ikna edici bir surette ortaya koyması halinde yazılı olarak bilgi alması mümkündür. Pay sahiplerinin ise “korunmaya değer menfaatleri hususunda güçlü bir karine bulunmasından dolayı pay sahiplerinin talep etmesi halinde belgelendirmesi zorunludur

  1. YÖNETİM KURULU KARARLARININ GEÇERSİZLİK HALLERİ

1.Yönetim Kurulu Kararlarının Butlan Halleri

Hukuki işlemin geçersizlik hallerinden butlan; kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan hukuki işlemlerin hukuken “kesin hükümsüz” olma durumudur.

Hukuki işlemin butlanı halinde; pay sahipleri herkes tarafından ileri sürülebilir, hukuki işlem baştan itibaren geçersizdir ve hakim butlan re’ sen gözetmek zorunda olup, vereceği hüküm açıklayıcı niteliktedir.

Yönetim kurulu kararlarının butlan halleri TTK m.391 düzenlenmiş olup, söz bahsi hükümde sayılanlarla sınırlı değildir.

Batıl Kararlar:

MADDE 391- “(1) Yönetim kurulunun kararının batıl olduğunun tespiti mahkemeden istenebilir. Özellikle;

  1. a) Eşit işlem ilkesine aykırı olan,
  2. b) Anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen,
  3. c) Pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren,
  4. d) Diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin, kararlar batıldır.”

Yönetim kurulu kararının butlanını “ilgili olan herkes” mahkemeden talep edebilmektedir. İlgili olan herkes kavramının içine, şirket alacakların da dahil olabileceği yönünde görüşler de vardır. Ancak, pay sahipleri başta olmak üzere, yönetim kurul kararının ispatını isteyen kişiler, istemlerinde haklı olduklarını ispat etmekle mükelleftedirler.

Yönetim kurul kararlarına karşı butlan istemi, makul sürede ileri sürülmelidir. Zira “sessiz kalmak suretiyle hakkın kaybı ilkesi” uygulama alanı olup, TMK m.2 gereğince butlanın ileri sürülmesi mümkün olmaz.

Yönetim kurul kararlarının butlanı, ancak mahkeme nezdinde tespit davasıyla ileri sürülebilir, kural olarak 3 yıllık zamanaşımına tabidir.

Butlan kararı verilen yönetim kurul kararları, TGS’de ilan edilmiş olsa dahi hüküm doğurmaz, ancak tescile dayalı olarak hak iktisap etmiş 3. Kişilerin haklarının korunacağından bahsedilebilir.

  • Eşit İşlem İlkesine Aykırı Olan Butlan Kararları

TTK 357. Maddede düzenlenmiş olan “eşit işlem ilkesi”; pay sahipleri eşit şartlarda eşit işleme tabi tutulması, esas sözleşmelerdeki hükümlerin adil ve menfaatler dengesine uygun bir şekilde yorumlanmasını sağlamak, eşit hukuki koşullar altında olan tüm pay sahiplerine eşit davranılması, eşit muamele yapılması zorunluluğudur.

Eşit işlem ilkesine aykırılık durumuna örnek verecek olursak; pay sahiplerinin kar payı hakkından yararlanamayacağı, genel kurula katılma, oy kullanma, gündeme ilişkin düşüncelerini açıklama, teklifte bulunma, genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının butlanının ve iptalinin dava edilmesi, bilgi alma ve inceleme hakkı gibi haklarının ihlali durumudur. Bu hususta hakları ihlal edilen pay sahipleri yönetim kurulu kararının butlanını talep edebilecektir.

  • Anonim Şirketlerin Temel Yapısına veya Sermayenin Korunması İlkesine Aykırı Yönetim Kurul Kararları

TTK m.424 444 maddeleri arasında anonim şirketin temel yapısına ve sermayenin korunmasına ilişkin haklar belirtilmiş olup, aksi yönündeki kararlar butlana tabi tutulmuştur.

TTK m.391’de 1. Bendde düzenlenen ilke hariç olmak üzere ki 2 ve 3. bendler pay sahiplerinin kanunen müktesep hak olarak gördüğü haklarını kaldıran veya sınırlayan kararları batıl sayar iken 4. benddeki düzenlemeler anonim şirketin genel yapısına aykırı kararların batıl olduğunu düzenlemektedir.

Şirketin temek yapısına uymayan ve sermaye korunma ilkesine aykırı kararlara örnek olarak; iptal davası açma hakkı, rüçhan hakkı, oy hakkı bilgi alma ve inceleme hakkı, özel denetim hakkı, kar payı hakkı gibi hakları sınırlandıran veya ortadan kaldıran kararlardır. Söz bahsi kararlar, anonim şirketin temel yapısına aykırı olup, butlanı gerekmektedir.

  • Pay Sahiplerinin Vazgeçilmez Haklarını İhlal Eden, Kısıtlayan veya Güçleştiren Yönetim Kurulu Kararları

Pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki haklarına örnek olarak; yönetim kurulu veya genel kurul kararlarının butlanının tespiti veya iptalinin dava edilmesi, ortaklık pay sahipleri defterine kaydedilme, genel kurula katılma, öneride bulunma, oy kullanma, bilgi alma, inceleme, iptal davası açma, butlanın tespiti gibi haklardır. Bu kararları ihlal eden, kısıtlayan veya kullanılmasını güçleştiren yönetim kurulu kararları butlandır.

Örneğin; TTK m. 425:” MADDE 426- (1) Senede bağlanmamış paylardan, nama yazılı pay senetlerinden ve ilmühaberlerden doğan pay sahipliği hakları, pay defterinde kayıtlı bulunan pay sahibi veya pay sahibince, yazılı olarak yetkilendirilmiş kişi tarafından kullanılır.” Denilmektedir. Söz bahsi hükümden kaynaklar hakkı ihlal eden yönetim kurul kararı batıldır.

  • Diğer Organların Devredilemez Yetkilerine İlişkin Yönetim Kurulu Kararları

TTK m. 408: “(1) Genel kurul, kanunda ve esas sözleşmede açıkça öngörülmüş bulunan hâllerde karar alır.

(2) Çeşitli hükümlerde öngörülmüş bulunan devredilemez görevler ve yetkiler saklı kalmak üzere, genel kurula ait aşağıdaki görevler ve yetkiler devredilemez:

  1. a) Esas sözleşmenin değiştirilmesi.
  2. b) Yönetim kurulu üyelerinin seçimi, süreleri, ücretleri ile huzur hakkı, ikramiye ve prim gibi haklarının belirlenmesi, ibraları hakkında karar verilmesi ve görevden alınmaları.”
  3. c) (Değişik: 26/6/2012-6335/22 Md.) Kanunda öngörülen istisnalar dışında denetçinin seçimi ile görevden alınması.
  4. d) Finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık raporuna, yıllık kâr üzerinde tasarrufa, kâr payları ile kazanç paylarının belirlenmesine, yedek akçenin sermayeye veya dağıtılacak kâra katılması dâhil, kullanılmasına dair kararların alınması.
  5. e) Kanunda öngörülen istisnalar dışında şirketin feshi.
  6. f) Önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı.

(3) Tek pay sahipli anonim şirketlerde bu pay sahibi genel kurulun tüm yetkilerine sahiptir. Tek pay sahibinin genel kurul sıfatıyla alacağı kararların geçerlilik kazanabilmeleri için yazılı olmaları şarttır.”

Yukarıda belirtilen hükmün 2. Fıkrasında yer alan anonim şirketin devredilemez yetkilerini kısıtlayan, başka bir organa aktarılan yönetim kurulu kararı batıldır.

  1. Yönetim Kurulu Kararlarının İptal Edilebilirlik Halleri

Hukukumuzda geçersizlik hallerinden iptal edilebilirlik hal, hukuki işlem başta sonuç doğurmakla birlikte, ilgili kişi tarafından iptali edilinceye kadar hüküm doğurur. Butlandan farklı olarak; butlan bir karar baştan beri hükümsüzken, iptal edilebilir nitelikte olan hukuki işlemler, iptal edilinceye kadar hüküm ve sonuç doğurur.

İptal nedeniyle geçersizlik iddiası süreye tabidir ve sadece ilgilileri tarafından ileri sürülebilir.

Yönetim kurulunun iptal edilebilir kararları, genel kurul karalarının iptal edilebilir kararlarına ilişkin olan TTK. m. 445 gereği, dürüstlük kurallarına aykırı genel kurul kararları aleyhine, TTK. m.446’da sayılan kişilerin iptal davası açması hakkı hükümleri uygulanır.

TTK m.460/5:” Yönetim kurulu kararları aleyhine, pay sahipleri ve yönetim kurulu üyeleri, 445 inci maddede öngörülen sebeplerin varlığı hâlinde kararın ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde iptal davası açabilirler. Bu davaya 448 ilâ 451 inci maddeler kıyas yoluyla uygulanır.” denilmektedir. Bu hususta TTK m. 460 hükmü gereğince;

  • Yönetim kurulunun sermaye artırım kararı,
  • İmtiyazlı veya itibari değerin üzerinde pay çıkartılmasına ilişkin kararı,
  • Pay sahiplerinin yeni pay alma haklarının sınırlayıcı nitelikteki kararları

esas sözleşmeye, dürüstlük kurallarına veya kanuna aykırı ise yönetim kurulu üyeleri veya pay sahipleri 1 ay içerisinde iptal davası açabilir.

  • Serbest Piyasa Kanunu’ndan Kaynaklanan Yönetim Kurulu Kararlarının İptal Edilebilirlik Halleri

SPK m.16:” – (1) Halka açık ortaklıklar ile paylarını halka arz etmek üzere Kurula başvurmuş olan ortaklıklar, Kuruldan izin almak şartıyla kayıtlı sermaye sistemini kabul edebilirler. Şu kadar ki, daha önce 6102 sayılı Kanun uyarınca bu sisteme geçmiş olan ortaklıklar için ayrıca Kurul izni aranmaz.

(2) Kayıtlı sermaye sisteminde, yönetim kurulu, 6102 sayılı Kanunun esas sermayenin artırılmasına ilişkin hükümlerine bağlı kalmaksızın esas sözleşmelerinde tespit edilen kayıtlı sermaye tavanına kadar sermayelerini artırmaya yetkilidir. Şu kadar ki, bu yetki genel kurul tarafından en çok beş yıl süre ile verilebilir. Bu yetkinin süresi azami beş yıllık dönemler itibarıyla genel kurul kararıyla uzatılabilir.

(3) Kayıtlı sermaye sisteminde, çıkarılan paylar tamamen satılarak bedelleri ödenmedikçe veya satılamayan paylar iptal edilmedikçe yeni pay çıkarılamaz.

(4) İmtiyazlı payların varlığı hâlinde bu madde kapsamında yapılacak esas sözleşme değişikliğine ilişkin genel kurul kararları, imtiyazlı pay sahipleri özel kurulunca 6102 sayılı Kanunun 454’üncü maddesindeki esaslara göre onaylanır. Şu kadar ki, ortaklıkların kayıtlı sermaye tavanı dâhilindeki sermaye artırımlarında ayrıca imtiyazlı pay sahipleri özel kurulu kararı aranmaz

(6) Yönetim kurulunun bu maddedeki esaslar çerçevesinde aldığı kararlar aleyhine, 6102 sayılı Kanunun genel kurul kararlarının iptaline ilişkin hükümleri çerçevesinde yönetim kurulu üyeleri veya hakları ihlal edilen pay sahipleri, kararın ilanından itibaren otuz gün içinde ortaklık merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.”

Denilmektedir.

Söz bahsi hüküm gereğince, aşağıda yer verilen yönetim kurul kararları kanuna, esas sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı oldukları gerekçesi ile yönetim kurulu üyeleri veya hakları ihlal edilen pay sahipleri kararın ilanından itibaren 30 gün içerisinde anonim şirket merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler;

  • Kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş anonim şirketlerde sermaye artırım yetkisi yönetim kuruluna verildiğinden yönetim kurulunun bu konuda vermiş olduğu kararlar
  • Kayıtlı sermaye sistemini benimsemiş anonim şirketlerde, esas sözleşmede hüküm bulunduğu taktirde, yönetim kuruluna itibari değerin üzerinde agiolu pay senedi çıkarabilmeye ilişkin kararlar,
  • Kayıtlı sermaye sistemini benimsemiş anonim şirketlerde esas sözleşmede yer aldığı takdirde
  • Yönetim kurulunu imtiyazlı hisse senedi çıkarmaya ilişkin kararları,
  • Esas sözleşmede yer aldığı takdirde, yönetim kuruluna pay sahiplerinin yeni pay alma veya imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını kısıtlama yetkisine ilişkin kararlar.

SPK m. 93 gereğince, Sermaye Piyasası Kurulu’nun da iptal davası açma hakkı bulunmaktadır.

SPK m. 18/9 gereğince; esas sözleşmede yer aldığı takdirde, yönetim kuruluna tahvil ve sermaye piyasası aracı niteliğindeki diğer borçlanma senedi ihraç yetkisine ilişkin kararları iptal davasının konusunu oluşturabilir.

SPK m.20’de, yönetim kurulunun temettü avansı dağıtılmasına ilişkin kararların da iptal davasının konusunu oluşturabileceği kararlaştırılmıştır.

Kâr payı avansı MADDE 20 –

(1) Bir hesap döneminde verilecek toplam kâr payı avansı bir önceki yıla ait dönem kârının yarısını aşamaz. Önceki dönemde ödenen kâr payı avansları mahsup edilmeden ilave kâr payı avansı verilmesine ve kâr payı dağıtılmasına karar verilemez.

(2) Kusurlarına ve durumun gereklerine göre zararlar şahsen kendilerine yükletilebildiği ölçüde yönetim kurulu üyeleri ve hazırladıkları raporlarla sınırlı olarak bağımsız denetimi yapanlar, ara dönem finansal tablolarının gerçeği dürüst bir şekilde yansıtmamasından veya mevzuat ile muhasebe ilke ve kurallarına uygun olarak düzenlenmemiş olması nedeniyle dağıtılan kâr payı avansının doğru olmamasından doğan zararlar için ortaklığa, pay sahiplerine, ortaklık alacaklılarına ve ayrıca doğrudan doğruya olmak üzere kâr payı avansının kararlaştırıldığı veya ödendiği hesap dönemi içinde pay iktisap etmiş bulunan kişilere karşı sorumludurlar. Hukuki sorumluluk doğuran hâllerin varlığı hâlinde, pay sahipleri ve yönetim kurulu üyeleri tarafından kararın ilanından itibaren otuz gün içinde, 18 inci maddenin altıncı fıkrasına göre iptal davası açılabilir.”

Yönetim kurulunun kararına ilişkin iptal davası neticesinde mahkeme, kararın icrasının geri bırakılması kararı vermişse, tarafların tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde kurula bildirilmesi zorunludur. Mahkeme, yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin görüşünü aldıktan sonra icranın geri bırakılmasına karar verebilir.

TTK m. 451 gereğince, yönetim kuruluna kötü niyetli olarak dava açılması halinde uğranılacak zarardan, davacıların müteselsil sorumluluğu söz konusudur.

  1. Yönetim Kurulu Kararların Yok Hükmü Hali

Hukukumuzda hukuki işlemlerin geçersizlik hallerinden biri yokluk; bir hukuki işlemin kurucu unsurların olmaması halinde karşımıza çıkmaktadır. Yokluk halinde, hukuki işlem hiç kurulmamış sayılmakta ve yapılan işleme herhangi bir hukuki işlem bağlanmamaktadır.

TTK m. 390:   – (1) Esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır. Bu kural yönetim kurulunun elektronik ortamda yapılması hâlinde de uygulanır.”

Yönetim kurulu kararının yok hükmünde sayılmasına ilişkin örnek olarak; TTKm.390 da belirtilen toplantı ve karar yetersayısına uyulmak suretiyle alınması zorunludur. Bu nisaplar sağlanmadan alınan yönetim kurulu kararı yok hükmünde olduğundan herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacaktır.

Yukarıda açıklanan bilgilerle ile anonim şirketlerde yönetim kurul kararlarının geçersizlik hallerini genel şeması ile anlattık.

Şafak & Koparan Hukuk Bürosu olarak, ticari iktisadi kurum ve kuruluşlara: yönetim kurulu ve genel kurul işleyişi, pay sahipliği, devretme, şirket bölünme veya birleşme, taraf oldukları sözleşmelerin hazırlanma, hukuki ve görüş noktasında hukuk müşavirliği hizmeti vermekteyiz. Bu alanda uzmanlığımızı deneyimlemenizi sizleri de davet ediyoruz.

Saygılarımızla…

Yazılarda Ara

Şafak & Koparan Hukuk Danışmanlık Danışmanlık

Şafak & Koparan Hukuk Danışmanlık Danışmanlık olarak sizlere en uyumlu avukatlık hizmetini sunmak ve kendi ilkelerimizle ilerlemek için elimizden geleni yapıyoruz. İhtiyaçlarınıza göre bizimle online veya iletişim alanımızdaki form ile bağlantı kurabilirsiniz.

Son Yazılar

Korona Virüsün Yurt İçi Erken Tatil Rezervansyonlarına Etkisi
2 Ağu 2021
Korona Virüsün Yurt İçi Erken Tatil Rezervansyonlarına Etkisi
Koronavirüs(Covid-19) Salgınının Sözleşmelere Etkisi
2 Ağu 2021
Koronavirüs(Covid-19) Salgınının Sözleşmelere Etkisi
İş Hukukunda Tazminat(Kıdem, İhbar vb.) Türleri ve Hesaplamaları
2 Ağu 2021
İş Hukukunda Tazminat(Kıdem, İhbar vb.) Türleri ve Hesaplamaları
İcra ve İflas Hukukunda Alacağın Tahsil Edilmesi ve Hukuki Sonuçları
2 Ağu 2021
İcra ve İflas Hukukunda Alacağın Tahsil Edilmesi ve Hukuki Sonuçları
e-Serbest Meslek Mahbuzu (e-SMM) Uygulamasının Getirdiği Yenilikler ve Hukuki Sonuçları
2 Ağu 2021
e-Serbest Meslek Mahbuzu (e-SMM) Uygulamasının Getirdiği Yenilikler ve Hukuki Sonuçları

Online Danışmanlık Formu

    Ana Merkez

    Sahrayicedit Mahallesi Güzide Sokak Semiz Apt. No:11 K:5 D:11 (E-yan Yolu) Kadiköy/İstanbul